ARI ZEHİRİ ÜRETİMİ ve APİTERAPİ


Açıklama: ARI ZEHİRİ ÜRETİMİ ve APİTERAPİ ile ilgili sitemizdeki bazı bilgiler. arı zehiri alan firmalar,apiterapi nedir fiyatları ,apiterapi hangi hastalıklara iyi gelir,apiterapi ürünleri/apiterapi kursu /apiterapi merkezleri
Kategori: Arı Zehiri | Üretimi | Satışı
Eklenme Tarihi: 03 Ocak 2018
Geçerli Tarih: 18 Ocak 2018, 10:38
Site: ANA ARI SATIŞI | ANA ARI ÜRETİMİ | Sertifikalı
URL: http://aridostlari.com/haber/291-ari-zehiri-uretimi-satisi-ari-zehiri-uretimi-ve-apiterapi.html


Önsöz
Gerek dünyada gerekse ülkemizde her geçen gün
yaygınlaşan bir tarımsal uğraş olan arıcılık, yeni ürünlerle de
dikkat çekmektedir. Her ne kadar yurt dışında arıcılık
ürünlerine olan ilgi ülkemizdeki ile kıyaslanamayacak derecede
fazla ise de internet ağı ile sınır tanımayan bilgi iletişimi ve
ekonomik ilişkilerin artması sayesinde ülkemizde de arı
ürünlerinin çeşitliliği ve farklı amaçla kullanılabilirliği
gündeme gelmektedir.
Eskiden bala dayalı olarak yapılan arıcılığımız gün
geçtikçe kabuk değiştirmekte, polen ve arısütü başta olmak
üzere yeni ürünlerin üretimine yavaş yavaş başlanmaktadır. Bu
üretime paralel olarak da halkımızın tüketim tercihlerinde de
değişiklik görülmektedir.
Yurt dışında arıcılık ürünlerinin tüketimi konusunda
hayli mesafe alınmış olmakla birlikte asıl dikkat çekici husus
bu ülkelerde tamamen arı ürünlerine dayalı olarak çeşitli
hastalıkların tedavisinin yapılmasıdır. Hatta bu olay o kadar
gelişmiştir ki Apiterapi adıyla bilinen tedavi yöntemleri
doğmasına yol açmış, bu konuda çeşitli ulusal ve uluslararası
kongreler, sempozyumlar düzenlenmektedir.
Ülkemiz ise bu konuma daha gelmemiş olmakla birlikte
genelde arı ürünleri kulaktan dolma bilgilerle ve yetkili kişiler
tarafından değil de tamamen bu işi ticari olarak yapan arıcı
veya umut tacirleri tarafından sömürülmektedir. Bu sebepten
dolayı arı ürünlerini çeşitli hastalıkların sağaltımında
kullanacak olan insanların bu konuda yazılmış olan çeşitli
bilimsel kaynaklardan yararlanmaları yerinde bir davranış
olacaktır.
Amerika Apiterapi Birliği çeşitli arı ürünleri ile egzama,
siğil, larenjit, uçuklar, romatoid artrit, hipertansiyon, astım,
işitme kaybı, depresyon, menstrual ağrılar ve kan şekeri
azalması başta olmak üzere pek çok hastalığın sağaltımının
mümkün olduğunu belirtmektedir. Bu tedavi yelpazesi yapılan
çalışmalarla her geçen gün genişlemekte ve yapılan denemeler
sonucu yeni hastalıklara karşı arı ürünlerinin kullanımı
yaygınlaşmaktadır.
Uzakdoğu, Avrupa ve ABD başta olmak üzere birçok
ülkede arı ürünlerinin hastalık sağaltımında kullanımı
konusunda pek çok bilimsel çalışma yapılmasına rağmen
ülkemizde bu konuda her hangi bir çalışma henüz
yapılmamaktadır. Özellikle tıp fakültelerinde bu tip
çalışmaların başlatılması ile her geçen gün artan doğal yollarla
yaşam sürme ve tedavi olma sürecine olumlu katkıda
bulunacak ve alternatif tıp olarak adlandırılan tıp dalına ivme
kazandıracaktır.
Arı ürünleri içerisinde arı zehirinin bu anlamda çok
özel bir yeri bulunmaktadır. Özellikle sinirsel rahatsızlıkların
tedavisinde kullanılması ve olumlu sonuçların alınması
önemini artırmaktadır. Ülkemizde apiterapinin gelişmesi ve
yasal zemine oturması sonucunda arıcılık sektörü de
gelişecektir. Dünya arıcıları için önemli bir gelir kaynağı olan
arı zehirinin üretimi ülkemiz arıcılığının da gerek teknik
gerekse bilinç düzeyi bakımından gelişmesine de olanak
tanıyacaktır.
Hazırlanan bu kitap arı zehiri üretimi ve apiterapide
kullanımı konusunda ülkemizde yazılan ilk eser olması
noktasında önem taşımaktadır. Bu anlamda sektörde bir bilgi
birikimi, arıcılarda yeni ürün elde etme ve dünya pazarlarını
tanıma anlamında bir bilinç oluşmasına etki etmesi
beklenmektedir. Apiterapi ve arı zehiri konusunda tıp
doktorlarının önerisi ve izni olmadan herhangi bir uygulamaya
gidilmesinin yanlış olacağını da unutmamak gerekir. Bu
vesileyle, hazırlanmış olan bu kitabın ülke arıcılarımıza yararlı
olmasını dileriz.
Dr. Ali KORKMAZ & Volkan KORKMAZ
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi

Dünya üzerinde bulunan pek çok böcek türünden
sadece çok az bir kısmı bir iğne ve iğneleme sırasında zehir
boşaltmaya dayalı savunma sistemine sahiptir. Karıncalar,
yaban arıları ve bal arılarını içeren Hymenoptera takımının
üyeleri olan bütün böcekler sokma yeteneğine sahiptirler. Bu
böceklerin iğneleri abdomenin son kısmında yer almaktadır.
Bal arıları tarafından koloni savunması için verilen acı, sıklıkla
söylendiği gibi ısırma sonucu değil iğne sokması sonucu
oluşmaktadır.
Zehir salgılayan pek çok öldürücü böcek vardır. Bu
böcekler genellikle vücutlarını zehirle örter, zehiri püskürtür,
yara oluşturarak yara içine zehiri salgılar ya da iğne veya ağız
parçaları yolu ile zehiri boşaltırlar. Zehir bireysel savunma
veya sosyal böceklerde olduğu gibi koloni savunmasında
kullanılmaktadır. Fakat bazı böcekler tarafından avı öldürmek
veya yavru beslenmesi için avı kımıldamaz halde bırakmak ve
saklamak için de kullanılmaktadır.
Bal arısı zehiri işçi arıların iğne parçaları ile ilişkili olan
iki bez tarafından salgılanmaktadır. Arı zehirinin üretimi ergin
arı yaşamının ilk iki haftasında artar ve bal arısının kovan
savunması ve tarlacılık görevlerine başladığı zaman en üst
noktaya erişir. Arı yaşlandıkça zehir miktarı azalmaktadır. Ana
arının zehir miktarı yüksükten çıkışta en üst miktardadır.
Bunun sebebi de gözden çıkmış diğer ana arılarla kavga etmesi
ve onları yok etmesi içindir (Kumova ve Korkmaz, 2000).
Arı iğnelediği zaman zehir kesesinde bulunan 0.15-0.3
mg zehirin tamamını normal olarak boşaltamamaktadır
(Schumacher ve ark., 1989; Crane, 1990). Arı bir canlıyı
soktuğu zaman iğnesi ile birlikte zehir kesesi, kasları ve sinir
merkezini kaybetmektedir. Bu sinir ve kaslar zehirin boşalma
işlemini zehir kesesindeki zehir bitinceye kadar devam
ettirmektedir. Vücudunun önemli kısmını kaybetmesi
sonucunda da arının ölümü gerçekleşmektedir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
2
Ergin bir insan için öldürücü doz (LD50) vücut ağırlığı
her bir kilogram başına 2.8 mg´dır. Örneğin 60 kg ağırlığında
bir kişi toplam 168 mg arı zehiri aldığında hayatta kalma
şansı %50´dir. 10 kg ağırlığındaki bir çocuk 93 arı sokması ile
ölebilir (Schumacher ve ark., 1989; Mohamed Ali, 2012).
Farz edelim ki her bir arı bütün zehiri boşalttı ve 0.3 mg
iğneler hemen çıkarılmadı. Bu durumda 600 iğne bir kişi için
öldürücü olabilmektedir. Bu sebepten iğnelerin hemen
çıkarılması önemlidir. Pek çok insanın ölümü alerjik
reaksiyona neden olan, bir veya birkaç arı iğnesiyle
oluşmaktadır. Kalp durmakta veya ağız/boyun çevresinde
şişme oluşmakta ve ölüm gerçekleşmektedir.
Arı ürünleri içerisinde arı zehiri küçük dozlar halinde
pek çok hastalığın tedavisinde yarar sağlayabilmektedir.
Tedavi edici bu değeri pek çok eski uygarlıkta da bilinmekte
idi. Bugün de pek çok ülkede arı zehiri insan ve veteriner ilacı
olarak kullanılmaktadır.
Eros’un Arılar Tarafından Sokulması ve Annesi Venüs
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
3
Tarihte arı ürünleri üzerine pek çok çalışma
yürütülmüştür. Arı zehiri konusuna gelince genellikle arının
soktuğu zamanki acı çerçevesinde yaklaşımlarda
bulunulmuştur. Hatta arı zehiri gerek iğnenin gerekse de
zehirin verdiği acı etkisiyle anılmıştır. Bu konuda tarihsel
kayıtlardaki en ilginç anlatım Yunan mitolojisindeki aşk tanrısı
Eros’un yaşadıklarıdır.
Hikayede, Eros, arı kovanından bal çalayım derken
arılar yönünden feci biçimde sokulur. Can havliyle anası
Venüs’e seslenen Eros, küçücük yaratıkların bu kadar büyük
acıya sebep olmalarına şaşkınlık ettiğini söylediğinde Venüs
gülerek, “Sen de küçüksün oğlum, fakat sen de okunla bir arı
benzeri her insanın canını yakmıyor musun?” diye sorar. Eh
işte, gençlik çiçektir, aşk acısı o çiçeğin yapraklarını dökmesi,
bal ise aşkın meyvesidir (Anonymous, 2015). Bu öykü
günümüze kadar arının iğnesi ve zehirinin acısını günlük
yaşamla kıyaslayarak vurgulamak anlamında önemini
korumaktadır.
Günümüzde de arı zehiri, özellikle insan sağlığı
konusunda sıklıkla kullanılmaktadır. Üretim süreci ve şekli
biraz güçlükle dolu olsa da ekonomik getirisi çok yüksek arı
ürünü olarak gündemdeki yerini korumaktadır.
2. Arı İğnesinin Yapısı
Bal arıları başta olmak üzere arıların en önemli saldırı ve
savunma organıdır. Arıların iğnesi, diğer böceklerde bulunan
ovipositör adı verilen yumurtlama organının yapısal değişikliğe
uğraması sonucu meydana gelmiştir. İğne çıplak gözle
bakıldığında tek parça gibi görüldüğü halde, mikroskopta
incelendiğinde 1 üst parça (stylet) ve iki alt parçadan (lanset)
oluşmaktadır (Güler, 2006).
İğneyi meydana getiren stylet ve lansetler iğnenin ucuna
doğru incelmekte, vücuda doğru ise kalınlaşmaktadır. İğne,
doğrudan zehir torbasına bağlantılıdır. Stylet ve lansetler
arasında zehir kanalı bulunmaktadır. İğnenin sokulması
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
4
sırasında lansetler, kasların hareketiyle ileri doğru hareket
etmektedirler. Bu hareket sonucunda iğne deriden içeriye doğru
girmektedir. Bu hareketle birlikte, zehir kesesinden sokulan
yere doğru kanal aracılığıyla zehir pompalanmaya
başlamaktadır.
İşçi arıların iğnesi olta ucu şeklinde ve testereye benzer
yapıdadır. İğne çıkıntılı yapısı nedeniyle sokulduğu yerden
çekilerek çıkarılamaz. Arı sokma davranışından sonra ani bir
hareketle iğneyi soktuğu deri yüzeyinde bırakarak
uzaklaşmaktadır. İğnesini kaybeden arı kısa bir süre sonra
ölmektedir.
Ana arıların iğneleri ise işçi arıların iğnelerinden daha
uzundur. Ancak ana arı iğnesi çıkıntılı bir yapıya sahip olmayıp
düzdür. Ana arılar iğnelerini diğer ana arılara karşı
kullanmaktadırlar. Kolonide yeni oluşan ana arı ile yaşlı ana arı
karşılaştıklarında kavga ederler. Genç ana arı, yaşlı ana arıyı
sokarak öldürür. Ana arının iğnesi düz şekilde olduğu için
iğnesini defalarca kullanabilir. Ana arılar ele alındığında
normalde sokmamaktadırlar. Ancak kendisini tehlikede
hissettiğinde arıcıyı da sokabilmektedir.
Bal Arısı İğnesinin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
5
İşçi Arı İğnesi ve Zehir Kesesinin Yapısı (Snodgrass, 1956)
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
6
A İğnenin sol taraftan bütün görünümü
B Lansetin uc kısmı
C İğnenin yatay kesiti
D Spiracullar plakalar arasında iğne odacığının duvarında
asılı durumda iğnenin görünümü
E Batmaya hazır durumda iğne
F İğnenin ve kasların görünümü
G Kaslar tarafından tutulan iğnenin serbest görünümü
I Lansetin geri çekilme mekanizması
J Batmak üzere ileri fırlama mekanizması
a Dörtgen plaka ve spiracullar plakanın bağlantısı
b Lanset ile devam eden üçgen plakanın tepe noktası
BGld İğnenin alkali salgı bezi
blb Stilet soğanı
c Dörtgen plaka üzerinde üçgen plakanın dayanak noktası
f İğnenin kaslara bağlantı sağlayan çatallı çubuk (furcula)
h Soğanın ana çıkıntısı
Lct- Lanset
Ob Oval plaka
Pc Zehir kanalı
PsnSc Zehir kesesi
Sh Kılıf lobları
tng İğne
Sp Solunum deliği
Tri Üçgen plaka
VIIIT İğne yatağı ile bağlantılı 8. abdomen halkası
Lanset ve Stiletlerin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
7
Yaban Arısı ve Bal Arısı İğnesinin Görünümü
Yaban Arısı İğnesinin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
8
Bal Arısı İğnesi ve Toplu İğnenin Karşılaştırılması
3. Arı Zehirinin Fiziksel Özellikleri
Bal arısı zehiri açık renkte, kokusuz ve su gibi bir
sıvıdır. Mukoz yapılara ve gözlere bulaştığında yanma ve
yangılara yol açar. Kuru zehir açık sarı renk almaktadır. Bazı
ticari preparatlar ise kahverengidir. Bu duruma bazı zehir
proteinlerinin oksidasyonu neden olmaktadır. Zehir, toplanması
esnasında buharlaşma yoluyla kolayca kaybolan bileşikler de
içermektedir.
Kuru Arı Zehirinin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
9
Farklı Özellikteki Kuru Arı Zehiri
4. Arı Zehirinin Kimyasal Yapısı
Bal arısı zehirinin yapısı üzerine çok fazla sayıda
araştırma yürütülmüştür. Bileşiklerin tanınması, izolasyonu ve
farmakolojik etkileri 1950-1960'larda yapılmıştır. Piek (1986)
iğne parçacıkları, zehir toplama, arı zehirinin farmakolojik
etkileri ile bal arısı, yaban arısı ve karıncaların zehirinin alerjisi
konusunda bazı karşılaştırmalı çalışmalar bildirmektedir.
Zehirin %88'i sudan oluşmaktadır. Glukoz, fruktoz ve
fosfolipid yapılar arının kanında bulunduğu gibi zehirinde de
bulunmaktadır (Crane, 1990). Yapılan çalışmalar sonucunda
çeşitli enzimler, peptidler ve aminleri içeren en az 18
farmakolojik aktif bileşen tanımlanmıştır. Schmidt (1992)
yaptığı çalışmada bal arısı ve Hymenoptera zehirlerinin
karşılaştırmalı önemini vurgulamıştır. Crane (1990), aşağıdaki
tabloda zehirin yapısı, etkileri, hasadı ve kullanımı hakkında
önemli bilgiler vermektedir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
10
İşçi Bal Arısı Zehirinin Kimyasal Yapısı (%)
Yapılar Bileşenler Kuru Zehirde
a b
Enzimler
Fosfolipaz A2 10-12 10-12
Hyalüronidaz 1-3 1.5-2.0
Fosfomonöstraz asit - 1.0
Lizofosfoipaz - 1.0
α-glukozidaz - 0.6
Diğer Protein ve
Peptidler
Melittin 50 40-50
Apamin 1-3 3
MCD 1-2 2
Secapin 0.5-2.0 0.5
Procamin 1-2 1.4
Adolapin - 1.0
Proteaz inhibitör - 0.8
Tertiapin 0.1 0.1
Küçük peptidler 13-15 -
Fizyolojik Aktif
Aminler
Histamin 0.5-2.0 0.6-1.6
Dopamin 0.2-1.0 1.13-1.0
Noradrenalin 0.1-0.5 0.1-0.7
Aminoasitler
τ-aminobütirik asit 0.5 0.4
α-aminoasitler 1 -
Şekerler Glukoz+Fruktoz 2 -
Fosfolipitler 5 -
Uçucu Bileşikler 4-8 -
a : (Dotimas ve Hider, 1987) b : (Shipolini, 1984)
Apis mellifera dışında kalan diğer Apis türlerinden elde
edilen zehirler benzer yapıdadır. Ancak her bir tür içinde
birbirinden biraz farklılıklar da bulunmaktadır. Apis cerana
zehiri toksisitesinin, Apis mellifera zehirinden iki kat daha
yüksek olduğu bilinmektedir (Benton ve Morse, 1968).
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
11
5. Arı Sokması ve Etkileri
Arıların evrimsel süreçte savunma güdüsüne bağlı
olarak sokma eğilimi gelişmektedir. Bu amaçla hedef
organizmayı sokan arı iğnesini kaybetmekte ve ölmektedir.
Sokulan kişide ise varsa alerji gelişmekte ve kısa bir süre sonra
verdiği tepkiler sonucunda ölüm gerçekleşmektedir. Ancak
dışarıdan müdahale ile hayatta kalma sağlanabilmektedir.
Alerjik reaksiyonun ölümle noktalanmadığı bireylerde ise
vücutta şiş ve kızarıklıkla seyreden bir tablo oluşmaktadır.
Her ne kadar arı sokmasının sağlık açısından bir takım
yararları olduğuna inanılsa da sonu ölümle sonuçlanabilecek
risk bulunmaktadır. Bu nedenle arı sokması sonucu deride
bulunan arı iğnesi bir an önce vücuttan uzaklaştırılmalıdır.
İğnede bulunan zehir kesesi çevresindeki kaslar sürekli
olarak zehiri vücuda boşaltmaktadır. Arıcının parmakları ile
zehir kesesinden tutarak çekip çıkarmaya çalışması zehirin
tamamen boşalması ile sonuçlanacaktır. Bunun için
parmaklarla çıkarmaktansa bir kredi kartı, cımbız, bıçak, çakı
gibi malzemelerin yardımı ile zehir kesesinin altından girilerek
iğne çıkarılmaya çalışılmalıdır. Bunların bulunmadığında
tırnak yardımıyla çıkarma girişiminde bulunulmalıdır.
Arı sokmasına karşı alınabilecek en önemli önlem
mümkün olduğu kadar arıların bulunduğu alanlara gitmemek,
gidilmesi durumunda maske ve körük ile gerekli korunma
önlemlerinin alınmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde ani bir
alerjik reaksiyonun gelişmesi sonucunda olumsuz sonuçlar
doğabilecektir. Bunun için de arıcıların mümkün olduğu
takdirde arılıklarında acil durumlar için alerjiye karşı
kullanabilecekleri kit bulundurmaları gerekmektedir. Arıların
soktuğu yerde oluşan ağrının dozajı sokulan dokuların yapısına
göre değişebilmektedir. Bu nedenle özellikle yumuşak dokulu
organlar başta olmak üzere kontrolsüz arı sokmasından
mümkün olduğu kadar korunmak gerekmektedir. Soğan,
sarımsak ve yoğurt sürme gibi uygulama yerine en kısa sürede
tıbbi çözümlere başvurulmalıdır (Çeliksoy ve ark., 2014).
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
12
İşçi Arının İğnesini Sokması
Sokan İşçi Arının İğnesini Bırakması
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
13
İşçi Arı İğnesinin Deri Üzerinde Görünümü
Arı İğnesinin Çıkarıldıktan Sonra İğne Yerinin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
14
Arı Sokması Sonucunda Deri Üzerinde Alerjinin Başlaması
Alerji Sonucundaki Şişlik Nedeniyle Gözün Kapanması
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
15
Üst Dudağı Arı Sokması Sonucu Gelişen Alerji
Arı zehiri alerjisi her bireyde farklı sonuç vermekte
olduğu gibi bireyin bünyesine göre ağrı düzeyi de farklı
olabilmektedir. Hatta sokulan organın yapısı ve duyarlılığına
göre de farklılıklar görülebilmektedir. Özellikle yumuşak
dokulu organlar ile sinir uçlarının yoğun bulunduğu organlarda
ağrı ve şişlik en üst düzeyde gerçekleşmektedir. Aşağıdaki
grafikte organlar düzeyinde arı iğnesinin meydana getirdiği
ağrının etki düzeyi karşılaştırmalı olarak gösterilmektedir.
Ayrıca bir iğnedeki zehir miktarı ile bir insanı öldürebilecek
iğne sayısı da verilmektedir (Smith, 2014).
Arılar ve karıncaların ait olduğu Hymenoptera takımına
ait olan arıların sokma sonucunda verdikleri ağrı düzeyi ile
ağrının süresi karşılaştırılması aşağıdaki tablolarda
verilmektedir (Schmidt, 1990; Stevens, 2015).
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
16
Arı Tarafından Sokulduğunda, Organlara Göre Arı İğnesi
Ağrısının Karşılaştırılması (Schimdt, 2014)
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
17
Hymenoptera Takımına Ait Böceklerin İğnelerinin
Öldürücülüğü (Schimdt, 1983)
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
18
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
19
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
20
6. Arı Sokmasından Korunma
Arı sokmasından korunmak amacıyla alınacak önlemler
şunlardır.
Bal arıları kuvvetli koku, parlak cisimler
ve hareketli nesnelere karşı duyarlıdırlar.
Bu durumda saldırma eğilimine girerler.
Arılar saldırmaya başladığı takdirde,
kesinlikle durmayın. Koşabildiğiniz kadar
hızla kaçın!
Herhangi bir arı sokmasına karşı
yüzünüzü ve ellerinizi koruyunuz!
Rüzgâra karşı koşunuz. Böylece arıların
da hızını azaltmasını sağlarsınız!
Suya girmekten kaçının! Arılar bir
müddet bekleyeceği için havasız kalarak
tehlike yaşayacaksınız!
Kapalı bir yere sığınmaya çalışınız!
Kapalı bir yer bulamadığınızda ellerinizi
ve yüzünüzü herhangi bir örtüyle
örtünüz!
Alerjik reaksiyona karşı kendinizi kontrol
ediniz. Varsa arı iğnelerini parmağınızla
sıkmadan, çıkartınız! Kendinizi iyi
hissetmiyorsanız en yakın sağlık
kuruluşuna başvurunuz!
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
21
Arı Soktuğu Takdirde Yapılacaklar!
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
22
Tırnak Yardımıyla Arı İğnesinin Çıkarılma Şekli
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
23
Sarıca Arı, Bal Arısı ve Eşek Arısı Zehiri
Alerjisine Karşı Kullanılan İlaçlar
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
24
Arı sokmasına karşı kullanılacak acil müdahale kitleri,
bazı ülkelerde alerjik reaksiyonu olan insanlar için
satılmaktadır. Ayrıca yurtdışıda Afrika bal arıları ile çalışan
arıcılarda, araştırma merkezlerinde, polis ve itfaiye
kurumlarında, Afrika arılarının bulunduğu yörelerde elde
bulundurulması gerekmektedir. Bir kit şunları içermelidir:
a) Acil kas içi enjeksiyon için bir adet atropin veya
epinefrin (adrenalin) şırıngası.
b)Antihistamin tabletler.
c)Turnike bezi.
d)Şırınga ve tabletlerin nerede, ne zaman ve nasıl
kullanılacağını, epinefrinin ne zaman
kullanılmayacağını, nereden yardım isteneceğini
gösteren talimat.
Epinefrin enjeksiyonlar diğer tıbbi yardımların
verilemediği son derece acil durumlarda verilmelidir. İğne acil
kitinin raf ömrü sınırlı olup kullanılmadığı zamanlarda
buzdolabında saklanmalıdır.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
25
7. Arı Zehiri Toplama İşlemi
Geleneksel tıbbın egemen olduğu yer ve zamanlarda ilk
zehir toplama yöntemleri, zehir bezinin cerrahi yolla
çıkarılması veya iğnesini boşaltana kadar arının sıkılması
şeklinde yapılmıştır. 1960'lardan günümüze ise şu anda
standart yöntem olan elektroşok yöntem sürekli geliştirilmiş ve
yaygınlaşmıştır.
Arı zehirinin elde edilmesinde kullanılan en eski metot
arıların sıkılması ile tek tek arılardan zehirin toplanması
şeklinde olmasına rağmen bu metot pek tercih edilmemektedir.
Bugün geçerliliğini koruyan yöntem klasik elektroşok
metoduyla arı zehirinin alınması yöntemidir. Bu yöntem
sonraki yıllarda soğutma üniteleri ile birleştirilerek kombine
yöntemler elde edilmiştir.
Geleneksel Yöntemle Arı Zehirinin Apiterapide Kullanımı
Farklı kalitede zehir elde edilmesinin pek çok yöntemi
bulunmaktadır. Çeşitli ayrıştırma ve toplama yöntemleri,
sonuçta farklı kompozisyondaki ürünlerin elde edilmesine
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
26
neden olmaktadır. Çabuk buharlaşan bileşenlerin buharlaşarak
yok olmasını önlemek için su altında zehir toplama ise en
kuvvetli zehir elde etmenin yoludur (Pence, 1981).
Cerrahi olarak zehir kesesinden toplanan zehir,
elektroşok yöntemle elde edilen zehirden farklı protein
içeriğine sahiptir (Hsiang ve Elliot, 1975). Bu nedenle
Gunnison (1966) buharlaşan zehir bileşenlerinin çoğunu
korumak için standart elektroşok toplama aleti ile birlikte
soğutma sistemini kullanmıştır.
7.1. Arı Zehiri Toplama Aletinin Yapısı
Dünyada değişik tiplerde zehir toplayıcı ekipmanlar
tasarlanmış ve kullanılmaktadır. Hepsinin çalışma prensibi
ortak olup yapımı ve kullanımı basittir. Bir güç kaynağı ve
buna bağlı üzerinde cam levha ile ince elektrik telleri bulunan
bir tabladan oluşmaktadır.
Standart Arı Zehiri Toplama Aletinin Bölümleri
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
27
Arı Zehiri Toplama Aleti
Güneş Enerjisi İle Çalışan Arı Zehiri Toplama Aleti
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
28
Arı Zehiri Toplama Aleti ve Güç Kaynağı
Toplama tablasının üstündeki tellerden orta düzeyde
elektrik şoku uygulaması ile arıları uyaran çeşitli toplayıcılar
yapılmıştır. Yaygın olarak toplayıcı, günümüzde kullanılan
tipte yapılmıştır. Daha sonra yeniden gözden geçirilerek
geliştirilmiş olan bu toplayıcıda tabla, kovan girişindeki taban
tahtası ile kuluçkalık arasına veya kovan üst kapağı ile ballık
arasında özel bir kutuya yerleştirilmektedir (Palmer, 1961).
Arı zehiri toplama tablası; kovan dip tahtasına, kovan
üstüne veya kovan girişine yerleştirilecek şekilde
tasarlanmaktadır. Bazı toplayıcılarda toplama yeri altındaki
zehirin alınacağı zemin; cam plaka veya 0.13 mm inceliğinde
plastik membran, naylon, silikon lastik veya emici doku
olmaktadır. Ancak camdan yapılmış olanı tercih edilmektedir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
29
7.2. Arı Zehiri Toplama Aletinin Elektrik Düzeni
Kovan önünde yaygın bir şekilde kullanılan arı zehiri
toplayıcı tipinde arıların yürüyüş yollarında bulunan, 5-10 mm
aralıklarla paralel dizilmiş tellere 12-33 voltluk elektroşok
uygulanmaktadır. Uygulanan elektriğin süresi, toplayıcıyı
üreten firmaya göre değişmekle birlikte genelde 3-6 saniye
aralıklarla 2-3 saniyelik akımlar şeklindedir.
Arı Zehiri Toplayıcıda Elektrik Tellerinin Görünümü
7.3. Arı Zehiri Toplama Aleti Kullanma Şekli
Arı zehiri toplanacak kovan önüne toplayıcı konularak
elektrik verilmeye başlanır. İlk aşamada birkaç arı sokmaya
başlar. Ancak 10-15 dakika içerisinde alarm kokusunu alan
arılar sokmaya devam eder. En fazla 1 saate kadar bir kovanda
çalışma yapılır ve ikinci kovana geçilir. Cam plaka değiştirilip
yenisi takılabileceği gibi iki kovanda zehir toplama işlemi
yapılarak devam edilebilir.
Uygulanan camlı sistem sayesinde arı iğnesi cama
batmamaktadır. Cam üzerinde iğnenin kayması sonucunda
zehir cama bırakılmakta ve bu nedenle iğne kaybı nedeniyle
arı ölümü gerçekleşmemektedir (Yıldız ve ark, 2012).
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
30
Farklı Bir Arı Zehiri Toplama Aleti
Kovan Önüne Arı Zehiri Toplama Aleti Takılması
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
31
Kovan Üzerine Arı Zehiri Toplama Aleti Takılması
Kovan Önü Arı Zehiri Toplama Aletini İğneleyen Arılar
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
32
Kovan Üzeri Arı Zehiri Toplama Aletini İğneleyen Arılar
7.4. Arı Zehiri Toplama Aleti Uygulama Süresi
Toplam uygulama süresi ise koloni yapısı ve durumuna
göre 15-60 dakika arasında, arıcının tercihi kapsamında
değişmektedir. İletken teller üzerinden geçerken arılar elektrik
çarpması sonucunda rahatsız olmakta ve zehiri bu tablada
bulunan cam üzerine bırakmaktadırlar.
7.5. Arı Zehiri Toplama Zamanı
Arı zehiri toplama işlemi ana nektar akımı dışındaki
çiçeklenme dönemlerinde yapılmalıdır. En uygun hava
sıcaklığı 18-26 derecedir. Ana nektar akımı döneminde zehir
üretilmemelidir. Ancak üretmek durumunda kalınırsa sabah
saatlerinde yapılmalıdır.
Arı zehiri toplama konusunda dikkat edilmesi gereken
önemli bir konu da hangi periyotlarda tekrar zehir toplama
işleminin yapılabileceğidir. Bu konuda yapılan çalışmalar
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
33
sonucunda haftada bir defa zehir toplama işleminin verimli bir
şekilde yapılacağı ortaya konulmuştur.
Arı Zehiri Toplama Aletini Arılar İğnelerken
7.6. Elde Edilen Arı Zehiri Miktarı
Arının zehir kesesinde bulunan zehirin tamamını
boşaltması, iğneleme olayını defalarca yapsa da olası değildir.
Bu nedenle her bir arıdan zehirin sadece 0.5-1.0 μl miktarı
toplanabilir (Müller, 1939). Bu sonuçlara göre her bir arıdaki
kuru zehirin miktarı 0.1 μg'dan daha azdır.
Sonuç olarak bir gram kuru arı zehiri için en az bir
milyon iğneye gereksinim bulunmaktadır. Dotimas ve Hider
(1987) bir gram zehir elde etmek için en az 20 kovandan zehir
toplamak gerektiğini bildirmektedir.
Etkin bir arı zehiri toplama çalışması esnasında kuvvetli
yüz kolonisi olan bir arıcı sıkı bir çalışma ile bir yılda 500
gram arı zehiri üretebilmektedir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
34
Bir Seferde Cam Üzerinde Toplanan Arı Zehiri
7.7. Cam Üzerinden Arı Zehirinin Alınması
Uygulama yapılmış ve zehir birikmiş olan cam tablanın
biraz bekledikten sonra üzerinde kuruyan zehir, bir jilet veya
benzeri bir aletle 10-15 dakikada kazınarak toplanır. Cam
yerine emici özellikte bir madde kullanılması durumunda zehiri
alabilmek için emici doku distile suda yıkanmakta ve sonra
kuru dondurma işlemi uygulanmaktadır.
Camda toplanan zehirin saklanması, taşınması ve
işlenmesi daha kolaydır. Kuru arı zehirinin elde edilmesi
sırasında koruyucu eldivenler, gözlükler ve toz maskeleri
yüksek yoğunluklu zehirin solunması veya değmesinden
korunmak için giyilmelidir. Ayrıca zehir toplama işinde tekrar
kullanılacak camlar sıcak su ile bir kaç kere yıkanarak iyice
temizlenmelidir. Temizleme işi çok önemli olup sıcak su
dışında herhangi bir şey kullanılmamalıdır. %70-90’lık etil
alkolle sterilize edilmelidir. Böylece sonraki arı zehiri toplama
işleminde arı zehirinin kalitesi bozulmayacaktır.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
35
Cam Plakalardan Kuru Arı Zehirinin Kazınması
Kuru Arı Zehirinin Görünümü
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
36
Arı Zehirinin Koyu Renkli Cam Şişede Saklanması
Arı zehiri çok yüksek sıcaklık derecelerine dayanıklı
olsa da hasat edildikten sonra koyu renkli kavanozlarda ve
buzdolabı koşullarında saklanması uygundur (Kanchev, 2014).
Arı zehiri üretiminde kullanılan camların kenarları
herhangi bir kazaya neden olmamak için keskinliği giderilmiş
şekilde olmalıdır. Ayrıca üretimde sürekliliğe ve zaman
kaybına neden olmamak amacıyla günlük yapılacak üretim
kadar yeteri düzeyde cam hazır edilmelidir (Kanchev, 2014).
7.8. Arı Zehiri Toplarken Arıların Durumu
Arı zehiri toplama işleminde uygulama yapılan
kovanlar yanında arılıkta bulunan kovanlar da
hırçınlaşmaktadırlar. Çevrede bulunan her canlıyı sokma
eğilimi içerisine girmektedirler. Bu nedenle arı zehiri üretimi
yapılacak olan arılığın yakın çevresinde insan ve hayvan
olmamasına dikkat edilmelidir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
37
Standart elektroşok yöntem, Afrika bal arıları veya
dünyanın diğer yörelerindeki daha saldırgan arı ırklarından
zehir toplama işleminde önerilmemektedir (Morse ve Benton,
1964).
Zehir toplama işlemi esnasında koloni aşırı
hırçınlaşmaktadır. Sonuçta arılar diğer arı ve kolonilere alarm
vererek arıcılara ve çevreye saldırmalarına neden olmaktadır.
Afrika bal arılarının kitlesel reaksiyonu toplanan zehirde
birtakım bulaşmalara yol açmaktadır. Bununla birlikte bu
yöntemde sadece küçük değişiklikler yapılarak, Brezilya ve
Arjantin'de zehir toplama işlemi yapılmaktadır.
Mitev (1971) her üç günde bir kere zehir toplanan
kolonilerde %14 düzeyinde bal kaybı olduğunu bildirilmektedir.
7.9. Çoklu Arı Zehiri Toplayıcısı
Yeganahrad (2015), ticari arıcılıkta verimliliği artırmak
ve en az zamanda maksimum verim elde etmek amacıyla, bir
kovanlık olan sistemi daha da geliştirmiştir. Bir güç kaynağına
bağlı olan ve aynı anda 10 kovanda arı zehiri üretimine olanak
tanıyan sistem haline dönüştürmüştür.
On koloniye aynı anda kovan üst kapakları alınarak
üstten yerleştirmeli olarak bu toplayıcılar konulmaktadır.
Standart kovanın üstünü tam örtecek şekilde düzenlenen bu
toplayıcılarda telli kısım kovan içine doğru bakacak şekilde
yerleştirilmektedir. Bu yöntemde her koloniye 30-40 dakika
elektroşok uygulanarak arı zehiri toplanmaktadır.
Bu sistemde 2 arıcı 10 saat içerisinde 500 kovandan arı
zehiri toplama işlemini yapabilmektedir. 1 hafta sonra
yapılacak zehir toplama işleminde verimliliği artırmak
amacıyla kolonilerin polen akımının bol olduğu yerde
bulundurulması veya polen ile ek besleme yapılması
önerilmektedir. Ayrıca uygulamanın iki katlı güçlü kolonilerde
yapılması verimliliği artırmaktadır.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
38
Aynı Zamanda Arı Zehiri Toplanan Kovanlar
Kovan Üzerinden Arı Zehiri Toplanması
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
39
7.10. Arı Zehiri Toplamanın Koloniye Etkileri
Sanad ve Mohanny (2013) tüm sezon boyunca, haftada
bir gün ve günde dört kere olmak üzere arı zehiri toplama aleti
kullanarak bir çalışma yürütmüşlerdir. Çalışma sonunda elde
edilen arı zehiri miktarının sezon boyunca ve gün içerisinde
önemli değişimler gösterdiğini saptamışlardır. Ayrıca arı zehiri
üretimi esnasında ölen arı miktarının arttığını ve yavrulu alan
miktarının da kontrol kolonileri ile karşılaştırıldığında önemli
ölçüde düştüğünü belirlemişlerdir.
Haftada bir gün, günde dört kere, bir bal arısı
kolonisinde üretilen arı zehiri ortalama ağırlığı (g) mevsimler
bazında aşağıda verilmektedir. Bu çalışma sonucunda elde
edilen verilerden arı zehiri için en uygun üretim sezonunun yaz
ve sonbahar ayları olduğu görülmektedir. En uygun saatlerin
ise 16:00-18:00 ve 04:00-06:00 saatleri olduğu saptanmıştır.
Aynı araştırmanın sonuçlarına göre arı zehiri üretim
sürecinde ergin arı ölümlerinin yaşandığı ve genel uygulama
sonuçlarına göre %15 düzeyinde yavrulu alan miktarında da
azalma olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçların arı zehiri üretimi
konusundaki tüm çalışmalar ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Bu sonuçların doğal olarak bal verimi üzerine de olumsuz
etkisi olmaktadır. Ancak arı zehiri üreticiliği yapanlar arı
zehirinden elde edeceği gelirle bu kaybı fazlasıyla telafi
edeceklerdir.
Mevsimlere Göre Arı Zehiri Ağırlığı (g/koloni/gün)
Mevsim
Ölçüm Saatleri
Ort
04-06 09-11 13-15 16-18
İlkbahar 0.042 0.027 0.031 0.059 0.040
Yaz 0.175 0.112 0.152 0.205 0.161
Sonbahar 0.137 0.040 0.055 0.23 0.116
Ortalama 0.118 0.099 0.080 0.166 0.105
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
40
Mevsimlere Göre Arı Zehiri Toplama Sırasında
Ölen Arı Miktarı (adet/koloni/gün)
Mevsim Ölçüm Saatleri Ort 04-06 09-11 13-15 16-18
İlkbahar 43.9 35.3 28.8 46.1 40.9
Yaz 71.1 37.1 29.5 63.5 50.3
Sonbahar 38.7 28.0 21.9 38.2 31.7
Ortalama 51.2 33.4 26.7 49.3 41.3
Mevsimlere Göre Yavrulu alan Miktarındaki Azalma (%)
Mevsim Ortalama (%)
İlkbahar 15.8
Yaz 16.9
Sonbahar 13.8
Ortalama 15.5
8. Arı Zehirinin Geleneksel Tıpta Kullanımı
Arı zehiri uzun yıllardır geleneksel tıpta bazı romatizma
rahatsızlıklarında kullanılmaktadır. Bazı bal arısı türleri zehiri
arasında biraz farklılık olmakla birlikte Apis dorsata (Sharma
ve Singh, 1983) ve Apis cerana (Krell, 1992) zehirlerinin
romatizma tedavisinde başarıyla kullanıldığı bildirilmektedir.
Zehirin bildirilen yararlarının listesi oldukça uzundur.
Ancak birkaç hasta ile denenmiş çalışmalar olsa da bildirilen
tedavilerin çoğunluğu bireysel deneyimlere dayanmaktadır. Arı
zehiri uygulamaları, yaşam şekli veya beslenmedeki
değişikliklerle birlikte yapılmaktadır. Arı zehiri tedavisi ile
iyileşenlerin olduğu uygulamalar hasta veya doktorlar
tarafından bildirilmektedir. Bu konuda verilen listeler
uygulamalar için tavsiye veya onay niteliğinde değildir. Ayrıca
herhangi bir şekilde arı zehiri kullanma olayı, alerjik
reaksiyonlar oluştuğunda acil müdahalenin yapılamayacağı
ortamlarda kesinlikle denenmemelidir. Geleneksel tıpta arı
zehirinin etkili olduğu öne sürülen hastalık ve rahatsızlıklar
şunlardır. Artrit, epilepsi, myositis, migren, bazı kanser türleri,
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
41
damar tıkanıklığı, kolesterol, myalji, astım (BeeWell, 1993;
Fotin ve Gel'medova, 1981; Naum Iyorish, 1974).
Apiterapide Kullanılan İnsan Bedeni Haritası
Arının Doğrudan Tedavide Kullanımı
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
42
Geleneksel uygulamada arı zehiri toplamak yerine ergin
arılar doğrudan hastayı iğnelemede kullanılmaktadır. Bu
uygulama yolu zehirin en taze, en ucuz ve tam bulunduğu
formudur. Arıları toplamak için kuluçka veya ballık bölümüne
küçük bir delik açılır ve o kısma yeterli miktarda arı
toplanıncaya kadar kavanoz tutulur. 10-100 adetlik küçük işçi
arı grupları, 2 haftayı aşan bir süre evde bakılabilirler.
Karanlıkta ve küçük bir kutuda şeker şurubu ile besleyerek
korunabilirler. Yalnız karıncalardan korumak için dikkat etmek
gerekmektedir. Alternatif olarak arılar kovan önünden de
toplanabilirler.
9. Arı Zehirinin Modern Tıpta Kullanımı
Arı ürünleri içerisinde en az kullanım alanı bulan ürün,
arı zehiridir. Bunda kişilerin toksik olan bu ürünü
kullanabilmelerinde yaşanabilecek tehlikelerin rolü de
büyüktür. Arı zehirinin asıl etkisini sağlayan toksinler, değişik
sayıda aminoasit içeren peptidlerdir. Bunlardan melittin,
fosfolipaz A2 enzimini parçalarken, melittin, farmokolojik ve
fizyolojik olarak; antibakteriyel, antifungal, sinir sistemini
düzenleyici, radyasyondan koruyucu etki gösterir. Ayrıca ağrı
kesici özelliğe sahiptir.
Histamin, hassas olan kişilerde baş ağrısı, şişme,
kaşıntı, kusma ve görme bozukluğuyla, kan damarlarını
genişleterek ölüme neden olabilecek etkiye sahip bir maddedir.
Apamin bağışıklık sistemini güçlendirici, iltihap önleyici, antiromatizmal
etkisi vardır. Hyaluronidazın bağışıklık sistemini
güçlendirici; uyarıcı antijenik ve anafilaksiyi engelleyici
etkileri de vardır. Fosfolipaz A1-A2, melittin ile birlikte
sinerjik etki yapar. Radyoaktif aktiviteye sahiptir. Histamini
serbestleştirir. Kan basıncını kontrol altına alır ve antijenik
etkilidir. MCD Peptidi, Apamin gibi sinirleri etkiler, ancak
apaminin tersine iltihabi olaylara yol açar.
Arı zehirinin tedavi edici özelliği ve yaygın olarak
kullanımı nedeniyle arı zehiri tedavisini de içerisine alan
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
43
apiterapi, başta Amerika, Kanada, Çin ve birçok Avrupa
ülkesinde alternatif tıp veya tamamlayıcı tıp olarak kabul
edilmiştir. Bu ülkelerde apiterapi hastaneleri kurulmaya
başlanmıştır. Bu hastanelerde apiterapiye bağlı terapötik
etkinlik, homeopatik tedavi prensibine göre gerçekleşmektedir.
Homeopatik tedavi prensibi, bir maddenin belirli bir
hastalıkta çok küçük dozlarda verilmesi halinde, o hastalığa ait
semptomların aynısına yol açmak suretiyle oluşturduğu
terapötik etkinlik şeklinde tanımlanabilir. Örneğin, romatoid
artritli ya da artraljili hastaların kliniğinde ağrı, şişlik, ısı artışı
gibi enflamasyonun karakteristik özellikleri izlenir. Arı zehiri
de aynı semptomlara yol açar. Ancak zehir bileşenleri aynı
zamanda, immün sistemi de uyarmak suretiyle hastanın
şikâyetlerinin zamanla gerilemesini sağlamaktadır (Sür, 2013).
Apiterapi, 4-5 günlük seanslar şeklinde
uygulanmaktadır. Her bir seansı, 2-3 günlük dinlenme dönemi
izlemektedir. Bu döngünün birkaç kez tekrarlanması hem
hastanın şikâyetlerinin giderilmesi hem de herhangi bir yan
etkiye yol açmaması bakımından en geçerli yöntem olarak
kabul edilmektedir (Kelle, 2007).
Apiterapik bir ürün olarak arı zehirinin birçok etkinliği
bilinmektedir. Arı zehirinin yukarıda ifade edilen etken
maddelerden dolayı başta multiple skleroz (MS) ve romatoid
artrit olgularında ve yine atopik bünyeli bireylerin desensitize
edilmesinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca arı
zehiri gribal ve ortopedik hastalıkların tedavisinde, bunların
yanında mafsal iltihabi, deri kanseri, egzama, radyasyondan
kaynaklanan hasarı azaltmada, epilepsi, AİDS, damar
tıkanıklığı, migren, sinüzit tedavisinde de kullanılmaktadır.
Amerikan Apiterapi Birliği, günümüzde mafsal iltihabı, doku
sertleşmesi, deri veremi, yaşlılarda deri sertleşmesi, yara izi,
kronik yorgunluk sendromu, deri kanseri, egzama gibi
hastalıkların tedavisinin arı zehiri ile yapılabileceğini
bildirilmektedir (Yıldız ve ark., 2012).
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
44
Günümüzde farmasötik preparat olarak 24 ürünün arı
zehiri içerdiği ifade edilmekte ve bu ürünler reçeteli veya
reçetesiz temin edilebilmektedirler. Avrupa’daki eczanelerde
homeopatik kategoride düzinelerce bal arısı zehiri içeren
preparat bulunmaktadır. Bu kategoride yer alan yılan ve arı
zehirinin kombine preparatları, kanserli olgularda alternatif
ajanlar olarak kullanılmaktadır.
Arı zehiri, tedavi amaçlı olarak haricen
uygulanabileceği gibi intramüsküler ya da intralezyonel olarak
da enjekte edilebilmektedir. Haricen uygulamalar için bir diğer
alternatif, lezyonlu bölgenin üzerindeki cilt yüzeyine sürülen
arı zehiri içerikli merhem ya da solüsyonun elektrik akımı veya
ultrasonik akım yardımı ile emiliminin arttırılması yöntemidir.
Bu yöntem bilhassa Çin tıbbında, bronşiyal astım ve artrit
olgularının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.
Arı zehiri akupunktur uzmanlarınca da tercih
edilmektedir. Bu tip uygulamada öncelikle akupunktur
iğnesinin seansın başında arı zehiri solüsyonu içerisine
batırılması ya da cilt yüzeyine sürülen solüsyonun içinden
geçirilmesi suretiyle zehir bileşenleri ile temas etmesi
sağlanmaktadır. Takiben insan vücudundaki belirli bölgelere
akupunktur iğnesi ile veya yine aynı bölgelere canlı arının
iğnesi ile yapılan uygulamaların epilepsi ve empotans gibi
bozukluklarda faydalı olabileceği ifade edilmektedir.
Arı zehirinin enjeksiyon şeklinde uygulanması ağrı
yakınmasına yol açabilmektedir. Bu tarz bir uygulamanın
tolere edilebilmesinde kuşkusuz bireyin ağrı eşiği belirleyici
olmaktadır. Zehirin lidokain ile karıştırılması kısmen rahatlama
sağlamaktadır. Hastanın enjeksiyona tahammül gösterememesi
halinde bir diğer uygulama şekli olan elektroforez ya da
ultrasonoforez yöntemi denenebilmektedir. Ancak arı zehiri
hangi yolla uygulanırsa uygulansın, işlem öncesinde cilt
dezenfeksiyonu amaçlı alkol ya da iyot içerikli ajanların
kullanılması apiterapinin başarısını düşürebileceğinden
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
45
dezenfektan olarak fenolik eterin tercih edilmesi veya su ve
sabun ile cilt temizliği yapılması tavsiye edilmektedir.
Saf arı zehiri enjeksiyonlarının ve arı iğnelerinin
kullanımı, yan etkilere sahip olan ağır ilaçlara alternatif olarak
batı ülkelerinde gün geçtikçe artmaktadır. Arı zehiri lokal ve
sistemik etkiye sahip olduğu için enjeksiyonun yeri ve dozu
önem kazanmaktadır. Bu nedenle arı zehiriyle tedavi şekilleri
eksiksiz öğrenilmelidir.
İnsan sağlığı açısından yeni ilaçlara duyulan ihtiyacı
gidermede arı zehirine, zengin bileşimi ve çok çeşitli
farmakolojik özellikleriyle son derece etkili bir alternatif
gözüyle bakılmaktadır. Arı zehirinin, alerjik olanlar dışında
uygulandığı hastalarda herhangi bir yan etkisinin görülmediği
bilinmektedir. Arı zehiri, batı toplumlarında alternatif tedavi
yöntemleri arasında sıkça başvurulan bir ajan durumundadır.
Sadece Amerika’da son yıllarda çok sayıda multiple
skleroz ve romatoid artrit hastasının klasik antienflamatuar ve
immünosupresif ajanlar yerine tedavide özellikle arı zehirini ya
da bileşenlerini tercih ettikleri ifade edilmektedir. Sayılan hasta
grubunu arı zehirine dolayısıyla da apiterapiye yönlendiren
nedenler, günümüzün tedavi yöntemlerinin mevcut
semptomları gidermede yetersiz kalması ve aynı zamanda da
yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşüren yan etkilere yol açıyor
olmasıdır.
Avrupa’da uzun yıllar arı zehiri, eklem
rahatsızlıklarında özellikle romatizmal hastalıklarda
kullanılmaktadır ve tablet formundaki oral preparatlar ile
desteklenmesi tedavinin başarısı açısından önemli kabul
edilmektedir. Bu tarz bir uygulama özellikle steroide
gereksinim duyan romatoid artritli hastalarda büyük rahatlama
sağlamaktadır (Sür, 2013).
Kanser vakalarında arı zehirinin merhem, tablet veya
iğne yoluyla vücuda uygulanmasıyla umut verici gelişmeler
kaydedildiği belirtilmektedir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
46
Bal arısı zehiri aynı zamanda, radyoprotektif etki de
gösterebilmektedir. Melittin gibi zehir bileşenlerinden olan
histaminin de radyoprotektif etkili olduğu gösterilmiştir. Arı
zehirinde 2 tane histamin terminal peptid yapılı molekül
bulunmaktadır ve bu bileşikler in vivo yavaş bir şekilde
hidrolize olmak suretiyle histamin serbestleştirerek
hematopoetik sistemi uyarmakta ve radyoprotektif etkinlik
göstermektedirler (Kelle, 2007).
Arı zehirinin tedavi edici özellikleri, ilaç kortizonlarına
benzer bir yolla vücut enzim ve bağışıklık sistemlerini
uyarması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Arı zehiri ile herhangi
bir tedaviye başlamadan önce mutlaka arı zehiri alerji testi
yaptırılmalıdır ve tedaviye uzman doktor gözetiminde
başlanmalıdır.
Arı zehiri tedavisi, tüberküloz, bel soğukluğu,
endokardit rahatsızlıklarında ve hamilelikte kullanılmamalıdır.
Tedavi süresince kesinlikle alkol alınmaması gerekmektedir.
Bunun yanında süt, beyaz ekmek, dondurma, pirinç, şeker vb.
beyaz yiyecekler tüketilmemelidir. Bunlara ek olarak 1000-
5000 mg. C Vitamini, 100- 300 mg, B Vitamin Kompleksi ve
400 IU. E Vitamini alınması tavsiye edilmektedir. Arı zehiri
tedavisine en az 6 ay devam edilmesi önerilmektedir (Sür,
2013).
10. Arı Zehirinin Pazara Sunum Şekilleri
Arı zehiri; kuru arı zehiri, saf sıvı zehir veya enjekte
edilebilir çözelti şeklinde satılmaktadır. Ancak çoğunlukla kuru
kristal formda pazara sunulmaktadır.
Arı zehirini satın almanın en iyi yolu kristalize formda
olanıdır. Zira bu form daha stabil ve saflığının bozulma
olasılığı daha azdır. Kristal ve tozun her ikisinin rengi çok açık
sarı olmalıdır. Sıvı zehir ise doğal olarak renksiz ve berrak
olmalıdır. Zehir biraz okside olduğundan dolayı etkinliğini
kaybetmiş ve koyu renk almış olabilir.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
47
Zehir, işlemeye gereksinim duyulmayarak hazırlandığı
için, arı zehiri terapisi her yerde yapılabilmektedir. Bu nedenle
hayvan ve insanlara enjeksiyon yoluyla kullanılacağından
dolayı arıcı son derece sağlıklı koşullarda zehir üretmelidir.
Enjeksiyon amacıyla arı zehiri; distile su, tuzlu su veya
yağ gibi bir sıvı ile hazırlanmış özel ampüller içerisinde
kullanılmaktadır. Enjeksiyona hazır dozlar halindeki zehir
ampulleri dozajında olması ve sağlıklı koşullarda üretilmesi
için sadece sertifikalı farmakoloji laboratuvarlarında
hazırlanmalıdır. Arı zehiri içeren kremler de (örneğin
Almanya'da Forapin ve Apicosan, Fransa'da Apivene,
Avusturya'da Immenin) artritik eklemlerde harici
uygulamalarda kullanılmaktadır (Bee Well, 1993).
Dilaltına yerleştirilerek kullanılan tabletler ise çeşitli
miktarlarda arı zehiri emdirilerek hazırlanmıştır. Fakat Sharma
ve Singh (1983) melittin gibi toksik proteinlerin çıkarılmasını
ve farklı dozajların renkle belirlenmesini önermektedirler. Bazı
özelleşmiş laboratuvarlar ise farklı zehir bileşenlerini saflaştırıp
ayırabilmekte, bu maddeleri bilimsel çalışmalar için veya
farmakoloji laboratuvarlarına satabilmektedirler. Fosfolipaz A2
ve çok aktif peptidler bilimsel firma ve laboratuvarlar için arı
zehirinden saflaştırılarak elde edilebilmektedir (Schmidt ve
Buchmann, 1992). Ancak bu sınırlı pazarlara giriş için de çok
sofistike laboratuvarlar ile iyi yetişmiş teknisyen ve
kimyacılara gereksinim bulunmaktadır.
Arı zehirine 1:10:1 oranında karıştırılan beyaz vazelin,
erimiş hayvan yağı ve salisilik asitle homojenize bir şekilde
merhem hazırlanabilmekte, kullanılan salisilik asit deriyi
yumuşatarak geçirgenliğini artırmaktadır. Arı zehiri içeren
kremler özellikle Almanya'da, Fransa'da, Avusturya'da artritik
eklemlerde dış uygulama şeklinde kullanılmaktadır. Tabletler
ise içinden melittin ile diğer toksik proteinlerin çıkarıldığı
çeşitli miktarlardaki arı zehiri emdirilerek hazırlanmakta ve
dilaltına yerleştirilerek kullanılmaktadırlar.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
48
Arı Zehirli Nemlendirici Krem
Arı Zehirli Yüz Maskesi
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
49
Arı Zehiri Ampulleri
Arı Zehirli Gece Kremi
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
50
11. Arı Zehirinin Pazar Durumu
Arı zehiri, sınırlı sayıda alıcısı olan yüksek derecede
özel bir üründür. Pazar hacmi oldukça küçüktür. Amerika'daki
arı zehiri üretici firmalar 1950-1980 yılları arasında 30 kg kuru
arı zehiri üretmişlerdir (Mraz, 1982). Fakat Brezilya'da çok
geniş bir üretici kitlesi bulunmakta, diğer ülkelerde ise değişen
oranlarda üretici bulunmaktadır. Ülkemizde arı zehiri üretimi
bilimsel çalışmalara katkı sunmak amacıyla ve deneme amaçlı
düşük miktarlarda yapılmaktadır.
1990 yılında bir gram kuru arı zehiri fiyatı 100-200
USD arasında büyük ölçüde değişim göstermektedir (Schmidt
ve Buchman, 1992). Enjeksiyon için hazırlanan ve satılan
küçük miktardaki zehirlerin fiyatı daha yüksek olmaktadır.
Bununla birlikte arıcılar genellikle bu fiyatı elde
edememektedirler. Avrupa ve Asya pazarlarındaki geçerli olan
fiyatlar genellikle düşük olmaktadır.
Arı zehiri üretiminde karlılığın temeli sözleşmeli üretim
yapmaktan geçmektedir. Ürünü üretip alıcıyı beklemek gibi bir
sistem, arıcının zararıyla sonuçlanacaktır. Ülkemizde ise üretim
sürecini düzenleyen herhangi bir sistem ve standart olmadığı
için uygulamada belirsizlik söz konusudur.
12. Arı Zehirinin Saklanması
Arı zehirinin tüm formları soğukta veya tercihen
dondurularak, karanlıkta veya koyu cam şişelerde
saklanmalıdır. Tüm üretici ve satıcılar bu koşullara
uymalıdırlar. Kuru arı zehiri birkaç ay donmuş olarak
saklanabilir. Fakat birkaç haftadan daha fazla buzdolabı
koşullarında saklanamaz. Sıvı zehir ve sulandırılmış zehir, ağzı
sıkıca kapalı koyu cam şişede aynı sürede saklanabilir.
13. Arı Zehirinde Kalite Kontrolü
Arı zehiri bir besin veya resmi bir ilaç olarak
önerilmediğinden dolayı ülkemizde resmi kalite standardı
bulunmamaktadır. Saflık analizleri; melittin, dopamin, histamin,
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
51
noradrenalin gibi daha kolayca ölçülebilir bileşenler veya daha
stabil bazı kantitatif analizlerle yürütülmektedir.
14. Uyarı
Arı zehiri toplama işlemi, herhangi bir sterilizasyon
işlemi ve farklı bir uygulama gerektirmeden doğrudan enjekte
edileceğinden yüksek derecede temizlik ve dikkatli çalışma
gerektirmektedir. Ayrıca hırçınlaşmış arılara ve kuru zehirin
tahriş edici etkisine karşı, arıcının korunması da çok önemlidir.
Birkaç yüz metreyi aşkın saha içeresindeki insanlar da kızgın
arılar tarafından sokulabilirler. Bu sebepten arı zehiri toplama
zamanında bu durumun hesaba katılması, yakın çevrede zarar
görebilecek başka canlı varlıkların bulunmaması gerekmektedir.
Kuru zehir ile çalışırken, laboratuvar eldivenleri,
önlükler ve yüz maskeleri; gözlere ve ciğerlere zehir tozunu
gitmesini engellemek için giyilmelidir. Diğer insanlara
mümkün olduğunca dokunulmamalı, bulaşmaya neden
olabilecek maddelerden uzak durulmalıdır. Arılık çevresi ve
laboratuvar koşullarında; düzenli olarak arılarla uğraşmayan,
nadiren arı tarafından sokulan veya zehir tozuna karşı
korunmasız insanlar alerji riskine karşı dikkatli olmalıdırlar.
Çeşitli hastalıklar için kendi kendine arı iğnesi
uygulayanlarda uzun süre kullanımından sonra bile arı zehirine
karşı alerji gelişebileceğinden dolayı risk altındadırlar. Acil
servise yetiştirme koşulları uygun olmalı veya acil müdahale
kiti daima kullanılabilir durumda olmalıdır. Diğer yan etkileri
bildirilmemiş olsa da herhangi bir hastalığın tedavisi amacıyla
düzenli denetimler ve kontrol işlemleri apiterapide uzman
doktorlar ile sürdürülmelidir. Bir tıp doktorunun önerisi ve
kontrolü olmadan arı zehirini herhangi bir şekilde
kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır.
Şiddetli alerjik reaksiyon olası olduğu için, arı zehiri
herhangi bir sağlık ve tıbbi ürünle karıştırılmamalıdır. Bunun
için arı zehiri içeren ürünlerde alerjik reaksiyonu olan insanları
uyaran ve içeriğini belli eden etiketler kullanılmalıdır.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
52
Kaynaklar
Anonymous, 2015. Cupid. http://yunanmitolojisi.org/
hikayeler/cupid.html. İnternet Erişim: 07.05.2015.
Bee Well, 1993. The Quarterly Newsletter of the American
Apitherapy Soc. Vol. 2-3.
Benton, A. W., Morse, R. A., 1968. Venom Toxicity and
Proteins of The Genus Apis. J. Apic. Res., 7(3):113-118.
Crane, E., 1990. Bees and beekeeping: Science, Practice and
World Resources. Cornstock Publ. Ithaca, NY., USA.
593 pp.
Çeliksoy, M. H., Sancak, R., Söğüt, A., Güner, Ş. N., Korkmaz,
A., 2014. Characteristics of Venom Allergic Reactions in
Turkish Beekeepers and Alternative Treatment
Modalities. Int. Forum of Allergy & Rhino. 4(7):555–558.
Dotimas, E. M., Hider, R.C., 1987. Honeybee Venom. Bee
World, 68(2):51-70.
Fotin, A.V., Gel'medova, N. N., 1981. Treatment of Allergic
Rhinosinusitis in Children Using Honeybee Venom.
Vestnik Otorinolaringoloii, (4):42-44
Gunnison, A. F., 1966. An İmproved Method for Collectng The
Liquid Fraction of Bee Venom. J. Apic. Res., 5(1):33-36
Güler, A., 2006. Bal Arısı (Apis mellifera). Ondokuz Mayıs
Üniversitesi Yayınları. Ders Kitabı No: 55. Samsun.
Hsiang, H. K., Elliot, W. B., 1975. Differences in Honeybee
(Apis mellifera) Venom Obtained by Venom Sac
Extraction and Electrical Milking. Toxicon 13:145-148.
Kanchev, I., 2014. Honey Bee Venom. http://www.beewhisper.
com/ articles-bee-venom.php. İnternet Erişim:
13/05/2015.
Kelle, İ., 2007. Apiterapi. Dicle Tıp Dergisi, 34:311- 315.
Krell, R. 1992. A Simple Method for Reducing the Moisture
Content of Tropical Honeys. Proc. 5th Int. Conf. Apic. in
Tropical Climates, Trinidad and Tobago, 38-43.
Kumova, U., Korkmaz, A., 2000. Arı Zehirinde
Bilmedikleriniz. Bilim ve Teknik. 397:88-92.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
53
Mitev, B. 1971. Collection of Bee Venom Using a Weak
Electric Current-its Effect on The Condition and The
Performance of The Colony. Zhivot. Nauki, 8(1):103-108
Mohamed Ali M. A., 2012. Studies on Bee Venom and Its
Medical Uses. International Journal of Advancements in
Research & Technology, Volume 1, Issue2, 1 ISSN
2278-7763.
Morse, R.A., Benton, A.W. 1964. Notes on Venom Collection
from Honeybees. Bee World. 45(4):141-143
Mraz, C. 1983. Methods of Collecting Bee Venom and its
Utilization. Apiacta, 18:33-34
Müller, E. 1939. The Venom Production of Honeybees.
Verhandlungen VII. Congress. Entomol., p. 1857-1864.
Naum Iyorish, 1974. Bees and People. Mir. Publisher, Noscow,
212 p.
Palmer, D.J. 1961. Extraction of Bee Venom for Research. Bee
World 42(9):225-226
Pence, R.J. 1981. Methods for Producing and Bio-assaying
İntact Honeybee Venom for Medical Use. Amer. Bee J.,
121(10):726-731
Piek, T. 1986. Venoms of the Hymenoptera. Academic Press,
London, UK.
Sanad, R. E., Mohanny, K. M., 2013. The Efficacy of a New
Modified Apparatus for Collecting Bee Venom in
Relation to Some Biological Aspects of Honeybee
Colonies. Journal of American Science: 9 (10)
Schmidt, J. O. 1983. Hymenopteran Envenomation. Urban
Entomology, İnterdisciplinary Perspectives, 187.
Schmidt, J. O. 1990. Hymenopteran Venoms: Striving toward
The Ultimate Defense against Vertebrates. Insect
Defenses: Adaptive Mechanisms and Strategies of Prey
and Predators. State Uni. of NY Press, Albany, 387-419.
Schmidt, J.O., Buchmann, S.L. 1992. Other Products of The
Hive. In:The Hive and The Honeybee. J.M. Graham, ed.
Dadant and Sons, Hamilton, Illinois, USA.927-988
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
54
Schumacher, M.J., Schmidt, J.O., Egen, W.B. 1989. Lethality
of "Killer" Bee Stings. Nature, 337:413
Sharma, H.C., Singh, O.P. 1983. Medicinal Properties of Some
Lesser Known but İmportant Bee Products. Proc. 2nd Int.
Conf. Apiculture in Trop. Climates, IBRA, New Delhi,
March 1980. 694-702
Shipolini, R.A. 1984. Biochemistry of Bee Venom. In:
Handbook of Natural Toxins, Vol. 2, A.T. Tn, (ed),
Marcel Dekker, New York, 732 pp.:49-85.
Smith, M. L. 2014. Honey Bee Sting Pain Index by Body
Location. PeerJ 2:e338 http://dx.doi.org/10.7717/ peerj.
338
Snodgrass, R. E., 1956. Anatomy of The Honey Bee.
Comstock Publishing Associates, Ithaca, pp. 334.
Stevens, J., 2015. Visual Guide to Painful Hymenopteran
Stings. http://www.joshuastevens.net/visualization/ visual
-guide-to-painful-insect-stings/. İnternet Erişim:
06.05.2015.
Sür, E., 2013. Arı Zehirlemeleri ve Arı Venomunun Analiz
Metotları. Erciyes Üni. Eczacılık Fakültesi. Kayseri.
Yeganahrad, H., 2015. A New Method of Commercial Bee
Venom Production. http://www.apimondia.com/
congresses/ 2013/Technology-Quality/Plenary-Session/
AnewMethodofCommercialBeeVenomProductionHosseinYeganehrad.pdf.
İnternet Erişim: 08.05.2015.
Yıldız, O., Şahin, H., Kolaylı, S., 2012. Arıcılıkta İhmal Edilen
Ürün: Arı Zehiri. Petek Dergisi. 5:16-17.
Teşekkür
Bu kitabın hazırlanması aşamasında yazılı kaynaklar
yanında internet kaynaklarından da yoğun olarak
yararlanılmıştır. Bu nedenle kullanmış olduğumuz ve kaynakta
gösteremediğimiz resim ve bilgilerden dolayı da tüm web
sayfası sahiplerine teşekkür ederiz.
Arı Zehiri Üretimi ve Apiterapi
55
Dr. Ali Korkmaz
1964 yılında Samsun’da doğdu. Emrullah Efendi İlkokulunda ilköğrenimini,
Mithat Paşa Ortaokulunda ortaöğrenimini yaptı. 1981'de Ondokuz Mayıs
Lisesinde lise öğrenimini tamamladı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesini
1985’te bitirdi.
“Çukurova Bölgesi Koşullarında Yetiştirilen Fazelya (Phacelia tanacetifolia
Bentham) Bitkisinin Bal Arısı (Apis mellifera L.) Kolonilerinin Populasyon
Gelişimine, Nektar ve Polen Toplama Etkinliğine Olan Etkilerinin
Araştırılması” çalışmasıyla yüksek lisans, “Çukurova Bölgesinde Bal Arılarının
(Apis mellifera L.) Arıotu (Phacelia tanacetifolia Bentham) ve Yemlik Kolza
(Brassica napus L. Metzg.) ile Olan Bazı İlişkilerinin Saptanması Üzerine Bir
Araştırma” çalışmasıyla 2003 yılında doktora eğitimini tamamladı.
1990-1993 yılları arasında Bitlis Arıcılık Araştırma Enstitüsünde, 1993-2003
yılları arasında Mersin Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde
polinasyon ve ana arı yetiştiriciliği konularında araştırmacı olarak görev yaptı.
2003 yılından itibaren Samsun Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünde
çalışmaktadır. Arıcılık konusunda çeşitli makale ve kitapları bulunmaktadır.
Eserleri
Kumova, U., Korkmaz, A., 2001. Arı Yetiştiriciliği
Korkmaz, A., 2004. Arıcılık
Korkmaz, A., Öztürk, C., 2004. Ana Arı Yetiştiriciliği
Kumova, U., Korkmaz, A., 2004. Arıcılık Terimleri Sözlüğü
Gizlenci, Ş., Korkmaz, A., Acar, M., Seyis, F., 2005. Kolza Tarımı
Kutluca, S., Genç, F., Korkmaz, A., 2006. Propolis
Korkmaz, A., 2006. Bal
Sonkaya, N., Korkmaz, A., 2007. Polen
Korkmaz, A., 2010. Arıotu Yetiştiriciliği
Korkmaz, A., Öztürk, C., 2010. Arı Sütü
Korkmaz, A., Bacaksız, D., 2012. Ana Arı Yetiştiriciliği
Korkmaz, A., 2012. Bal Arılarının Gizli Bilgileri
Korkmaz, A., 2013. Anlaşılabilir Arıcılık
Korkmaz, A., 2013. Bilge Arı Balaristan Diyarında
Korkmaz, A., 2015. Küçük Kovan Böceği
Korkmaz, A., Akyol, E., 2015. Arı Sütü Üretimi
Korkmaz, A., 2015. Bal Arısı Polinasyonu
Volkan KORKMAZ
1992 yılında Samsun’da doğdu. Erdemli Akdeniz İlkokulunda ilköğrenimini,
Fazıl Kadı Ortaokulunda ortaöğrenimini yaptı. 2010'da Samsun Atatürk
Anadolu Lisesinde lise öğrenimini tamamladı. 2010 yılında kazanmış olduğu
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimini sürdürmektedir.