Bal Arısı Koloni Kayıpları Ve Çözüm Yolları Nelerdir.?


Açıklama: Bal arıları şifa kaynağı bal ve diğer arı ürünlerinin yanında bitkilerin tozlaşma vektörü olarak ekolojik-denge ve sebze-meyve üretiminde oldukça önemli olan bir konuma sahiptir. Bu yüzden bal arıları konusundaki çalışmalar hem bilimsel hem de ekonomik öneme sahiptir.
Kategori: ARICILIK | ARI HASTALIKLARI
Eklenme Tarihi: 09 Şubat 2018
Geçerli Tarih: 15 Ağustos 2018, 11:33
Site: ANA ARI ÜRETİMİ VE ANA ARI SATIŞI| SERTİFİKALI
URL: http://aridostlari.com/haber/308-aricilik-ari-hastaliklari-bal-arisi-koloni-kayiplari-ve-cozum-yollari-nelerd.html



Bal arıları bal ve diğer arı ürünleri dışında insan gıdasını sağlayan çoğu kültür bitkilerindeki tozlaşma vektörü rolünden dolayı tüketilen gıdaların 1/3 ünün üretimini sağlamaktadır (Delaplane ve Mayer 2000).

 Bu durumda ekonomik olarak en önemlisi tozlaşmadan kaynaklanan eksiklik nedeni ile bitkisel üretimdeki kalite ve miktardaki düşüş olmaktadır (Resimler 1 ve 2). Bu yüzden yapılacak çalışmalar sonunda elde edilecek bilgiler koloni kayıplarının azaltılması ve dolayısıyla üretimin artmasına yardımcı olabilecek, ekonomik yararlar sağlayacak potansiyele sahiptir.

Ekonomik olarak bakıldığında bal arılarının bal ve diğer arı ürünleri hesaba katılmadan sadece tozlaşmadan sağladığı ekonomik yarar ABD’de 2000 yılında 15 Milyar dolar (Delaplane ve Mayer 2000) olarak hesaplanmış,

 Danimarka Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bu rakamın Avrupa için 2011 yılında 22 Milyar Euro (Eurekalert 2011) olarak rapor edildiği, ülkemizde ise bu konuda yapılmış bir değerlendirme çalışması bulunamamıştır.

 Arıcılıkta verimli tarım topraklarına ihtiyaç olmaması, tarım yapılmayan dağlık ve ormanlık bölgelerde daha verimli, ilaç kalıntılarından uzak, doğal, hijyenik üretim yapılabilecek bir hayvancılık kolu olması, kırsal kalkınma ve kadınların daha başarılı olabileceği hesaba katılırsa istihdam açısından da milli ekonomiye ciddi yararlar sağlanacağı tahmin edilmektedir.

Ülkemiz 5 farklı bal arısı ırkı ile Avrupa (Batı) bal arısının (Apis mellifera) gen merkezi olması nedeni ile arıcılık açısından dünya lideri olma potansiyelini bünyesinde barındırmaktadır (Kandemir ve diğ. 2000, Yılmaz 2011).

 Son yıllarda artan virüs hastalıklarına karşı ilaçlar etkili olmamaktadır. Bunun tek çözümü ise genetik varyasyonun çok olduğu ülke veya bölgelerdeki arıların arasından seçim yapılıp ıslah edilerek bu tip kolonilerin çoğaltılmasıdır.

 Türkiye bu konuda dünyadaki en avantajlı ülke konumundadır. Ülkemizde koloni sayısı ise 2008 yılında 4,888,961 ile dünyada Çin’den sonra 2. sırada ve toplam bal üretimi ise 81,364 ton ve koloni başına 16,6 kg olarak tespit edilmiştir

 (Türkiye İstatistik Kurumu 2009). Ülkemizde koloni sayısı 2010 yılında ise kayıtlı 5,4 milyon ve toplam bal üretimi ise 83,000 ton olarak tespit edilmiştir (Yılmaz 2011).