Son dakika
Aşılama
Aşılama

ANA ARI YETİŞTİRME METODU

Koloni sayısının artırılması için yapılan bölmelerde, ana veya oğul verme hazırlığı yapan kolonilerde
ve anasız kolonilerde doğal koşullarda ana arı yüksükleri üretilmektedir. Bunların kullanılması ise kalitesiz
ana arı yetişmesine, genotipin bozulmasına ve üretimin düşmesine yol açmaktadır.

Kontrollü ana arı üretimi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir (Miller yöntemi, Smith yöntemi, Alley
yöntemi, Doolittle yöntemi). Bu yöntemlerin hepsi uygun damızlık seçimi, yüksük üretimi ve çiftleştirme
aşamalarını kapsar.

Doolittle (Larva Transfer) Metodu
Ticari amaçlı ana arı üretimi için en fazla kullanılanıdır.
Günümüze kadar gelişerek gelen bu yöntemin esası; damızlık kolonilerden alınan peteklerdeki işçi
arı gözlerinde bulunan uygun yaştaki larvaların özel gereçlerle alınarak önceden hazırlanmış olan temel
yüksüklere aktarılmasıdır.

Transferden (aşılama) önce, gerekli malzemeler ve kullanılacak koloniler
hazırlanmış olmalıdır.

Temel yüksüklerin hazırlanması: Temel yüksükler, genelde bir tahta kalıp yardımı ile 8-9 mm
çapında, 10 mm derinliğinde ve en az 1 mm kalınlıkta olacak şekilde saf balmumundan yapılır. Balmumu çift
cidarlı mum eritme kabında eritilir.

Ana arı yüksük kalıbı önce bir kap içinde bulunan suya ve ardından
eritilmiş balmumuna 1 cm derinliğinde batırılır. İstenilen kalınlığa erişmek için işlem, mumun sıcaklığına göre
birkaç kez tekrarlanır. Muma batırılmış yüksük kabı üzerine, önceden eritilmiş balmumu dökülüp hazırlanmış
çıtanın üzerine konur.

Eritilmiş balmumuyla çıtaya tutturulur. Bir süre bekletildikten sonra soğuk suya batırılır
ve yüksük kalıbının çekilip alınmasıyla yüksük hazırlama işlemi tamamlanmış olur.

Taşıyıcı çerçeve: Boş bir çerçeve içerisine eşit mesafelerle genellikle 3 temel yüksük çıtası olacak
şekilde hazırlanır. Bu çıtalar, kendi ekseni etrafında dönebilecek şekilde veya çerçeve içerisinde çıtaların yeri
oyularak (birbirlerine geçmeli) hazırlanabilir. Çerçevedeki her bir çıtada 15 ana arı yüksüğü olmak üzere tüm
çerçevede 45 yüksük bulunmaktadır.

Larva transfer kaşığı: Hazır olarak temin edilebildiği gibi çelik tellerin ucu yassılaştırılarak da
yapılabilir. Larva transfer kaşığının ucu larva ile birlikte bir miktar arı sütü alabilecek büyüklükte ve transfer
sırasında larvayı zedelemeyecek şekilde pürüzsüz olmalıdır.

Larva transfer (aşılama) işlemi: Larva transferi, yöntemin en önemli safhasıdır. Bu safhada
damızlık kovanlardan 18-24 saatlik larvalar, larva transfer kaşığıyla zarar görmeyecek şekilde alınarak,
önceden hazırlanmış temel yüksüklere transfer edilir.

Aktarma sırasında transfer kaşığının yassı kısmı
larvanın altına daldırılarak alınır. Larva bir günlük iken “c” şeklindedir. Transfer anında larvanın bu şeklini
muhafaza etmesi sağlanmalıdır. Transfer edilecek larvaların yumurtadan yeni çıkmış bir günlük larvalar
olmasına dikkat edilmelidir. Larvanın yaşıyöntemin başarısı üzerine doğrudan etkilidir. İki-üç günlük larvalar
transfer edildiğinde larvaların yaşlı olması nedeniyle üretilen ana arıların kalitesi de düşmektedir.

Aşılama öncesinde ana arı yüksükleri içerisine birer damla 1/1 oranında su ile seyreltilmiş arı sütü konulması,
aşılama randımanını artırmaktadır. Aşılama işleminin sabahları nemli bir ortamda yapılmasında yarar vardır.
Nemin % 55, sıcaklığın 28-32 °C arasında olması aranan ideal şartlardır. Ayrıca larvalar doğrudan güneş
ışınlarına maruz bırakılmamalıdır. Kuruma ve üşüme söz konusu olmadan larvalar başlatıcı kovanlara
verilmelidir.

Başlatıcı koloninin hazırlanması: Başlatıcı koloniler; ana arısı olmayan, 24-36 saatlik bol miktarda
genç larvaya ve bunları besleyecek 5-15 günlük zengin işçi arı kadrosuna sahip, yüksek kaliteli polen ve bal
bulunan güçlü kovanlardır.

Aşılanan larvalar ilk 10 gün süresince bu kovanın genç işçi arıları tarafından
beslenmektedir. Besine fazla ihtiyaç duyulması nedeniyle bu koloniye şeker şurubu verilmeli ve haftada bir
defa genç larvalı ve genç işçi arılı çerçeveler takviye edilerek boş petekler alınmalıdır. Kolonide kuluçka
sıcaklığının 30-35 °C ve kovan dışı çevre şartlarının da elverişli olması gereklidir.

Başlangıç kolonilerinde petek düzenlemesi mutlaka yapılmalıdır. Düzenleme ballı çerçeve; kapalı yavrulu çerçeve, genç larvalı çerçeve, transfer çerçevesi, polenli çerçeve, kapalı yavrulu çerçeve ve ballı çerçeveyi içerecek şekilde
olmalıdır. Larva transfer edilen taşıyıcı çerçeve, genç larvalı ve polenli petek arasına konulmalıdır.

Çünkü,genç larvaların salgıladıkları “yavru feromonu”; arı sütü veren genç işçi arıları aşılama çerçevesinin
konulduğu alana toplayarak, transfer edilen larvaların gerekli miktarda beslenmesini sağlar. Polenli petek de
yavruların gelişmesi için gereklidir. Başlangıç kolonisine genç işçi arıların yoğunluğuna paralel olarak 30-60
arasında değişen temel yüksük verilir. Larva transferinin 10. gününde larvalar bu kolonilerden alınarak
çiftleştirme kolonilerine dağıtılır.

Çiftleştirme kovanlarının hazırlanması: Olgunlaşmış ana arı yüksükleri (ruşet) dağıtım işleminden 2 gün
önce üretim kolonisinden alınmalıdır. Çiftleştirme kolonilerinin içine gerekli kek ve kabartılmış petekler
yerleştirildikten sonra, normal kolonilerdeki genç işçi arılardan bir çıta arı ruşetler içerisine silkelenir ve
arılıktan 5 km uzakta bir yere taşınır. Burada bir hafta beslendikten sonra tekrar arılığa getirilerek uygun
yerlere yerleştirilir.

Yerleştirme düzeni yapılırken çiftleşme uçuşundan dönen ana arıların kovanlarını
şaşırmamaları için ruşetlerin belli yerlere, belli bir düzen içerisinde konulması gerekir. Çiftleştirme
kolonilerinde kek sürekli olarak bulundurulmalıdır. Başlangıç kovanından alınan yüksükler sarsılmadan ve
güneş ışığına maruz kalmadan her çiftleştirme kovanına bir tane verilmelidir. Yüksükler ruşetlere
verildikten iki gün sonra ana arı, yüksük tabanını yüzük şeklinde keserek çıkar.

Çiftleşme: Ana arı, ana yüksüğünden çıktıktan 3-5 gün sonra eşeysel olgunluğa ulaşır ve çiftleşme
uçuşuna çıkar. Hava iyi değilse çiftleşme uçuşu 2 veya 3 hafta gecikeceğinden başarılı bir çiftleşme yapma
olasılığı da azalır. Bu durumlarda ana arı çiftleşme uçuşuna çıkmadan önce 3-5 günlükken birkaç kez keşif
uçuşuna çıkar. Çiftleşme bir günde tamamlanır. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı ana arı yeterli spermayı
toplayamamışsa ilk çiftleşmeyi takip eden günde tekrar çiftleşme uçuşuna çıkar.

Yeterli miktarda sperma toplayan  ana arı ömrü boyunca bir daha çiftleşme uçuşuna çıkmaz. Kovana dönüp yumurtladıktan sonra, oğul vermediği sürece kovandan dışarı çıkmaz. Çiftleşme; havanın açık, güneşli ve rüzgarsız olduğu günlerde genellikle öğleden sonra 14:00-16:00 saatleri arasında 10-30 metre yükseklikte gerçekleşir. Ana arı çıkardığı sesler ve ürettiği  feromonlar sayesinde erkek arıları cezbeder. Erkek arılar ana arıyı havada bularak çiftleşmeyi gerçekleştirirler.

Ana arı yeterli miktarda sperma alana kadar (spermatheca kesesini doldurana kadar) 8-10 erkek arı ile
çiftleşebilir. Ergin hale gelen ana arının yumurtalıkları çok iyi gelişmiş ve abdomenin içini tamamen kaplamıştır.
Çiftleşmeden 2-3 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arı en verimli olduğu ilk iki yıl boyunca ilkbahar ve yaz
aylarında günde ortalama olarak 1500-2000 yumurta bırakabilir.

Ana arıların kafese alınması: Ana arılar çiftleştikten sonra talebin olduğu bölgelere, küçük tahta veya
plastik kafeslerde 8-10 adet refakatçi işçi arı ile birlikte gönderilir. Kafesin içerisine bir miktar kek ve çok sıcak
havalarda ıslak bir sünger parçası da ilave edilir.

Arıcılığımızın önemli sorunlarından biri, kaliteli ana arıların yetiştirilip üreticilere dağıtılamamasıdır.
Günümüzde bilinçli bir şekilde ana arı yetiştiriciliği uygulaması yapılmamakta ve özellikle gezginci arıcılık
uygulaması ile sürekli olarak olumlu veya olumsuz yönde doğal melezlemeye neden olunmaktadır. Bu da elde
bulunan çok değerli gen kaynaklarını giderek birbirinden ayrılamaz duruma getirmektedir.

Bu nedenle bölgesel koşullara uyum göstermiş ırk veya varyetelerimizin birbirinden soyutlanarak, kısa sürede kendi içerisinde yüksek verimli hatlardan ana arı yetiştirilmesi gerekmektedir. Böylelikle üreticilerin yüksek verimli damızlık sorunları çözülebileceği gibi koloni başına düşen üretimin de yüksek olması sağlanacaktır. Arı ürünlerinden iyi yarar
sağlanması kontrollü ana arı yetiştirilmesi ve bu anaların kullanılması ile mümkündür. Ancak ana arı üretimi
uzmanlık gerektiren bir üretim dalıdır.

Ülkemizdeki arıcılığın önemli sorunlarından olan ana arı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması için gerekli girişimlerde bulunulmalı ve bu üretim dalına teşvikler sağlanmalıdır.

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde, İzmir yöresi bal arılarından saf hat oluşturma çalışmaları devam
etmektedir. Enstitüde kaliteli İtalyan melezi ana arılar da üretilerek arıcılara tahsis edilmektedir. İtalyan
melezlerinde yerli ırklarımıza göre bal verimi ve yavrulu petek sayısı daha fazladır.

Akdeniz iklimine uygun bu
arılar hırçınlık yönünden de ıslah edilmiş ırklardır. Ayrıca, Enstitüde ana arı kafesi ve ana arıların kabul oranlarını
artırmak için ana arı gömme kafesleri üreticilerimizin istifadesine sunulmaktadır.
Arılarınız sağlıklı, balınız bol ve kazancınız bereketli olsun ….

Bu Güzel Yazısından Dolayı medarı iftihar dostum  Zir. Müh. Üzeyir KARACA  teşekkürlerimi sunarım ..

Mustafa ŞİMŞEK

Hakkında Mustafa ŞİMŞEK

Arıcılık Araştırma ve geliştirme Uzmanı

Ayrıca Kontrol Edin

Arı sütünün Faydaları

Yapılan bilimsel araştırmalarda göre Kemoterapi’nin Karaciğer ve Böbreklerde Yol Açtığı Oksidatif Baskı ve Doku Hasarı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir