Posted on

KARNİYOL ARISI

Karniyol Arısı Davranış Özellikleri

apis mellifera carnica, tüm Avrupa arıcılarındaki en popüler ırk ve belki de dünyanın 2. en popüler ırkıdır. Orijinal yurdu, Doğu Avusturya, Hırvatistan, Doğu Çekoslovakya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya’daki (tüm Tuna Nehri vadisi) Alplerin doğusundaki Karniyol Dağlarıdır.

Siyah (esmer) arılardan birisidir (sarı veya altın İtalyanlara nazaran) ve coğrafi mirası Akdeniz bölgesinden daha soğuk iklimlere daha uygun olmasını sağlar.

İtalyan ırkında olduğu gibi coğrafi konum farkları ve seçici ana arı yetiştiriciliği nedeniyle Karniyol arılarında çok farklı alt tipler oluşmuştur ve alt tiplere bağlı olarak biraz değişken özelliklere neden olur;

Örneğin Avusturya alt tipleri, çok az propolis üreten diğer karniyol alt tiplerinden kovanlara daha fazla propolis bulaştırmaktadır.

Arı ırkımı İtalyan arılarından Karniyola (1949) değiştirmiş ve uzun yıllar sonra onlar hakkında çok şey bildiğimi hissetsem de, Karniyollar hakkında dünyaca ünlü bazı genetikçiler ve arıcıların beyanlarını ve yazılarını vereceğim.

Dünya’ca kabul edilen Karniyolların iki özelliği;

(1) Olağanüstü uysallığı (Brother Adam (1966), Karniyolların tüm arıların en sessiz ve en uysal ırkı olduğunu belirtmiştir)

(2) Karniyolların, ilkbaharda polen akımının ilk işaretiyle “patlayıcı” erken gelişme dönemleri olduğudur. Brother Adam’ın “Bal Arılarının En İyi Alt-Türlerinin Arayışında” adlı kitabı, baharda erken gelişmesinden dolayı Karniyol arısına “mükemmellik için bahar arısı” demiştir.

Karniyollar ve diğer ırklar arasındaki en büyük fark, nektarın yavaşlaması sırasında ya da özellikle sıcak kuru yaz mevsiminde nektar çok azaldığında, yavruların üretimini önemli ölçüde azalttığından, yiyeceklerden tasarruf ederek, enerjilerini ve besin stoklarını neredeyse insan aklıyla paylaşıyor görünmektedir.

Yaz mevsiminde arıların uzun ömürlülüğünü arttıran, bu sağlamlık ve kışlama yeteneğinin doğal yetiştirmeye katkıda bulunmasının bir yararıdır.

Dolayısıyla, karniyollar diğer arılardan çok daha az bir kadroyla kışlar ve dolayısıyla çok daha az kış stoğu kullanırlar. Bal arısı genetiği araştırmacısı Ruttner (75) ve araştırmacı Deitz (68) diğer arılardan bu farklılık hakkında çok şey yazdılar ve Karniyolun patlayıcı bir yavru yetiştirme döngüsünü tetikleyen polen mevcudiyetine aşırı bağımlı olduğuna dikkat çektiler (Söylemeye gerek yok, Maryland polen mevcudiyeti bakımından zengindir ve Noel’den kısa bir süre sonra polen ikame mevcudiyeti vardır).

İtalyanların aksine Karniyolların, yanlış kovana girmemesi veya yanlışlıkla güçlü bir koloninin zayıf bir koloniyi tüketmemesi için mükemmel bir yönelim duyusuna sahiptir.

Belki de bu güçlü yönelim duygusu, Karniyolların YAĞMACILIK YAPMAMA özelliğiyle ilgilidir.

(Bu, Ağustos ayında arılıkta bal döküp, yağmalanmak zorunda kalacağınız anlamına gelmez; bu, Ağustos ayında kovanlarınızı bir sonraki bölgeye götürmekten korkmadan kontrol veya manipüle edebileceğiniz anlamına gelir.)

İtalyanlar gibi Karniyollar da bal peteklerini parlak beyaz kapatırlar. Ne gösteri ama! Sonuçta, yavru hastalıkları Karniyol arısının anavatanı bölgesinde neredeyse bilinmiyor ve bir dereceye kadar dünyanın geri kalanında hastalıklara dirençlidir.

OFFF! şimdi neden Karniyolların tüm arıcılar için en iyi arı olarak düşünülmediğini açıklamak zorundayım ve aslında değil! Sıcak bir noel gününde arılarımın oğul vermeyeceğini söylediğim insanlara şaka yaptım.

Karniyolların en büyük dezavantajları onların yüksek yaşama gücü ve erken baharda kolonilerinin çok hızlı gelişiminden dolayı oğul verme arzusudur.

Bununla birlikte, arı davranışlarının bilinmesi, iyi bir ıslah yönetimi, ana arı için her zaman yumurtlama alanının olması ve bir yaşın üzerinde hiç ana arı bulundurmamak fazla oğul eğilimini tolere edilebilir sınırlara indirebilir (Brother Adam, 1951: Ruttner, 1975; Imirie , 1994).

Ayrıca, İtalyanlara kıyasla, Karniyollar, etkin bir petek örücü değildir ve bu nedenle petekli bal üreticileri için veya petek oluşturmak için çok iyi olmayabilir.

Yukarıda bahsettiğim gibi, petek kabarttırmak için ve geç dönem petekli bal yaptırmak için İtalyan arılarını kullandım. Son olarak, Karniyolu diğer arılara tercih ettiğim kadar, o siyah bantlarından herhangi bir haz almıyorum ve sessizce içimden onun ALTIN olmasını diliyorum.

Posted on

Ana Arı Yapay tohumlama amacıyla erkek arı toplama.?

Balarısı Islahı, Anaarı Yetiştirme ve Yapay Tohumlama,Arıcılıkta Yapay (Suni) Tohumlama,Arıcılıkta suni tohumla ve yapay dölleme aleti,Nasıl Yapay Dölleme Nedir?Suni Tohumlama Yöntemleri,Yapay Tohumlamanın Gelişimi,Yapay Tohumlama Uygulaması…. Prof. | Arıcılıkta Suni Tohumlama | Ana Arı Yapay Dölleme,Arıcılıkta Suni

Ana Arı Yapay Dölleme Yapay tohumlamada kullanılacak erkek arıların cinsel olgunluk yasına gelmiş olmaları önemlidir.

Erkek arı cinsel olgunluk yasına 12–14 günde erisir. Yapay tohumlamada yararlanılacak erkek arılar 12– 20 günlük yasta olmalıdır.

Genç erkek arılar (8–10 günlük) ince sulu açık beyaz renkte semen üretir ve bu semen çogunlukla mukoz sıvısı ile karısır.

Oysa 12 günlük ve daha yukarı yasta olan erkek arıların ürettikleri semen krem rengindedir ve kar beyazı renkte olan mukozdan kolayca fark edilir.

Dört haftalık veya daha yukarı yasta erkek arı kullanımı ise uygun degildir.

Bu erkek arılar kullanıldıgında daha az sperm spermatekada depolanır ve ana arı yumurta kanalında kalıntıya sebep olur ve bu da ana arının hastalanmasına sebep olur (Mackensen ve Nye, 1966; Kaftanoglu, 1987; Cobey, 2007).

Bu sekilde tohumlanan ana arılar genellikle yumurtlamadan ölürler.

Hastalıkların çogu kafeslenmis ana ve erkek arıların kullanımından kaynaklanır. Ayrıca, arılık içerisinde araziden dönen erkek arılardan da yararlanmak mümkündür.

Bu yöntemle erkek arılardan yararlanmak kapalı populasyon ıslahında mümkün olmaktadır. Yoksa hat veya ırklar arası melezlemeler gibi ıslah çalısmalarında veya kontrollü yetistiricilikte bu durum söz konusu degildir çünkü istenmeyen genetik karısma olabilecektir.

Semen toplamak için cinsel olgunluga gelen erkek arılar küçük bir kafese alınır ve laboratuvara getirilir. Kafes, erkek arıları içerisinden almak için elin kolayca girebilecegi büyüklük ve yapıda olmalıdır.

Örnegin kullanılan bir kafes 30x28x23 cm ölçülerindedir. Kafesin yan yüzeylerine sinek teli çakılır ve ön tarafı bir bez ile örtülür. Böyle bir kafese her defasında yaklasık 30– 35 erkek arı alınır.

Henüz ergin hale gelmis erkek arıların genellikle kıl örtüleri daha fazla, abdomenleri daha genis, cornuaları turuncu renkte ve abdomenleri daha yumusaktır.

Yaslı erkek arıların ise kıl örtüleri azalır ve kanatları çogunlukla yıpranmıstır (Page ve ark., 1982).

Sonuç olarak verimi yüksek ve hastalıklara dayanıklı arı genotiplerinin üretimi ülkemiz arıcılıgı için büyük önem tasımakta ve bir anlamda da zorunlu hale gelmistir.

Aksi takdirde ülkenin zengin flora kaynakları ıslah edilmemis ham genetik kaynak niteligindeki kolonilerin yetistiricilikte kullanılması ile israf edilmektedir.

Bu amaçla üretim materyali ana arı yetistiriciligi yapan isletmeler erkek arı üretimini ihmal etmemeli ve üretecekleri erkek arıları da özellikleri bilinen kolonilerden seçmeye özen göstermelidirler.

Posted on

Ana Arı Yetiştiriciliği

ana arı _üretimi

Ana Arı Yetiştiriciliği ile ilgili sitemizde bulunan belli başlı bilgiler aşağıda sıralanmıştır.
ana arı yetiştirme yöntemleri | basit ana arı üretimi | ana arı hangi aylarda üretilir
ana arı üretimi başlatıcı koloni arıcılık videosu | ana arı üretimi larva transferi
arı yetiştirmek istiyorum | kafkas ana arı üretimi ana arı üretimi ve satışı

Bir bal arısı kolonisinin verim başta olmak üzere tüm özelliklerini belirleyen en önemli faktör ana arıdır. Ana arının yetiştirilme şekli ve ırkı bu özelliklerini belirlemede etkili olmaktadır.

Arıcılığı gelişmiş olan ülkelerde bu durum kendini belirgin bir şekilde göstermektedir. Yetiştiricilikte kullanılan ana arıların ırkının bilinmesi yanında üstün performansa sahip
bireylerden oluşması, ebeveynlerinin üstün verim özelliklerine sahip olması ve bu olayın ıslahçılar tarafından sürekli olarak izlenerek en iyiye ulaşılması vazgeçilmez koşul olmuştur.

Bugün arıcılığın gelişmesi bakımından yapılan çalışmalarda, kovan ve arı kolonisi dağıtımının terk edilmesinin temelinde de ana arının önemi yatmaktadır.

Yaklaşık 7 milyon arı kolonisi varlığına sahip olan ülkemizde her yıl 4 milyona varan ana arıya gereksinim bulunmaktadır. Bu nedenle ana arı kullanımının yararı yanında ana arı yetiştiriciliğinin de büyük bir pazar olarak ülkemiz arıcılığına katkı sağlayacağı kesindir.

Arıcılıkta bilgi ve bilinç düzeyi yanında verimlilik ve kalitenin artması ana arı ihtiyacının oluşmasına neden olmaktadır.

Her geçen gün ülkemizde ana arı kullanımına ve yetiştiriciliğine de ilgi artmaktadır. Ancak ana arı yetiştiriciliği diğer arıcılık uygulamalarına göre daha teknik düzeyde bilgi gerektirmektedir.

Bu nedenle ana arı yetiştiriciliğini ve modern üretim yöntemlerini arıcılara tanıtmak önem arz etmektedir.
Son yıllarda ana arı yetiştiriciliği konusunda ortaya çıkan gelişmeleri arıcılarımıza öğretmek, ufuklarını açmak ve dünya standartları ölçeğinde ana arı yetiştiriciliği yapmalarını sağlamak amacıyla bu kitap kaleme alınmıştır.

Ülkemizde bu konuda yazılan diğer kitaplardan farklı olarak ana arı yetiştiriciliği konusunun daha kolay anlaşılabilir bir şekilde anlatılmasına ve resimlen dirilmesine özen gösterilmiştir.

Hazırlanan bu kitabın arıcılarımıza faydalı olmasını diliyoruz.

Posted on

Karniyol Ana Arı

(Apis Mellifera Carnica SKLENAR eko tipi ) ince yapılı ve (6.8) uzun dillidir. Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler.

(Apis Mellifera Carnica SKLENAR eko tipi ) ince yapılı ve (6.8) uzun dillidir. Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler.

Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle ikinci ve üçüncü halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarında yiyecek tüketimleri azdır.

Balı polenli çıta olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu suratle azalır.Çok sert iklim şartlarında bile kışlama yetenekleri iyidir.

Oğul verme eğilimleri yok denecek kadar azdır. Yön tayin etme ve kovanlarını bulma duyguları kuvvetlidir.Yağmacılığa karşı meyilli değildirler.

Çok az propolis kullanırlar ve Çevre şartları değişikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.

Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler. Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarından yiyecek tüketimleri azdır. Polen miktarı yeterli olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder.

Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır. ince yapılı ve uzun dillidir.

Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler. Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarında yiyecek tüketimleri azdır.

Polen miktarı yeterli olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır.

Çok sert iklim şartlarında bile kışlama yetenekleri iyidir. Oğul verme eğilimleri yüksektir. Yön tayin etme ve kovanlarını bulma duyguları kuvvetlidir.

Yağmacılığa karşı meyilli değildirler.
Çok az propolis kullanırlar ve bu yüzden yavru hastalıklarına karşı çok hassastırlar.ancak İtalyan arısına kıyasla hastalıklara karsı daha kuzvetlidir Çevre şartları değişikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.

Posted on

Karniyol Ana Arı

(Apis Mellifera Carnica SKLENAR eko tipi ) ince yapılı ve (6.8) uzun dillidir. Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler.

Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle ikinci ve üçüncü halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarında yiyecek tüketimleri azdır.

Balı polenli çıta olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu suratle azalır.Çok sert iklim şartlarında bile kışlama yetenekleri iyidir.

Oğul verme eğilimleri yok denecek kadar azdır. Yön tayin etme ve kovanlarını bulma duyguları kuvvetlidir.Yağmacılığa karşı meyilli değildirler.

Çok az propolis kullanırlar ve Çevre şartları değişikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.

Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler. Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarından yiyecek tüketimleri azdır. Polen miktarı yeterli olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder.

Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır. ince yapılı ve uzun dillidir.

Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler. Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.

En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarında yiyecek tüketimleri azdır.

Polen miktarı yeterli olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır.

Çok sert iklim şartlarında bile kışlama yetenekleri iyidir. Oğul verme eğilimleri yüksektir. Yön tayin etme ve kovanlarını bulma duyguları kuvvetlidir.

Yağmacılığa karşı meyilli değildirler.

Çok az propolis kullanırlar ve bu yüzden yavru hastalıklarına karşı çok hassastırlar.ancak İtalyan arısına kıyasla hastalıklara karsı daha kuzvetlidir Çevre şartları değişikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.