Son dakika

Propolis ve Koronavirüsü (COVID-19)

GÜÇLÜ BAGISIKLIK ICIN PROPOLİS
Koronavirüs hastalığı (COVID-19) için olmazsa olmazlardan biride güçlü bagısıklık sistemi.

Gerçekten Allahın şifası bu olsa gerek !

Propolis 21’inci yüzyılın ilacı da denilen akıl almaz özellik ve üstünlüklere haiz bir arı ürünüdür.
Propolis konulu bugüne değin her ülkede binlerce üniversite araştırması yapıldığını belirtmettedir ürünlerin önemini göstermeye yeterli olabilir.

Burada propolisin yararları, içeriği, kullanım şekilleri ve saklama koşulları ile ürünü kullananların birinci elden TANIKLIKLARI yer almaktadır..

ÖNEMLİDİR LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUNUZ..

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir.

Yapılan birçok sayıda araştırma propolisin yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir.

Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.

Ödüllü Doğal Propolis‎

Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır.

Bu özellikler arasında antikanser etkisi, antioksidan etkisi, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.

Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür.

Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır.
Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

İnsanlar Üzerindeki Klinik Etkiler

Klinik deneylerde, propolisin tedavi edici etkisinin genellikle mikrobiyal kontaminasyonlardan kaynaklanan hastalıklarda verimli olduğu belirlenmiştir.

Solunum Enfeksiyonları

Bronşit şikayeti olan 260 çelik işçisine 24 gün boyunca, bağışıklık sisteminin lokal ve sistematik düzenlenmesi gibi çeşitli metotlar ve propolis etanol ekstraktının fizyolojik tuz çözeltisi lokal olarak uygulanmıştır.
En iyi sonuçlar, propolis tabletleriyle birlikte alınan etanol ekstraktı ile elde edilmiştir.

Propolis ayrıca, faranjit, kronik bronşit, rhinopharyngolaryngitis, pharyngolaryngitis, nezle ve burun iltihabı gibi diğer otorhinolaryngologic rahatsızlıklarda da pozitif etki göstermiştir.

Viral Enfeksiyonlar

Klinik deneyler, insanlarda grip rahatsızlığına karşı koruyucu etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Soğuk algınlığında, propolis kullanan hastalar 3 günde tamamen iyileşirken, propolis kullanmayan hastalarda bu sürenin 5 güne çıktığı görülmüştür.

Deri hastalıkları geçiren hastalardaki klinik deneylerde, propolis kreminin uçuk tip 1 ve uçuk Zona Zoster virüslerine karşı belirgin tedavi edici özellikte olduğu gözlenmiştir. Propolis kremi yara ve acının süresini azaltmış, ayrıca, yara nöbetleri arasındaki süreyi de azaltmıştır.

Deri Enfeksiyonları

Propolisin eter veya alkol ekstraktının (% 1–10) klinik uygulamalarında 10 yüzeysel mantara ve 9 derinde yetişen mantara karşı etkili sonuçlar elde edilmiştir. 160 sedef hastasına 3 ay boyunca, günde 3 kez 0,3 gr. propolis verilmiş ve üçte birinin iyileştiği ya da tamamen kaybolduğu bulunmuştur.

110 mantar hastasına % 50’lik propolis merhem olarak uygulanmış ve hastaların 97’sinde mükemmel sonuçlar ortaya çıktığı
gözlenmiştir.

Diş Uygulamaları

Propolisin plak oluşumu ve dişeti iltihabı üzerindeki etkilerini incelemek üzere 60 öğrenci gruplara ayrılmıştır. Sonuçlar, propolisin oral hijyeni sağlamada yardımsı uygulama olarak faydalı olduğunu göstermiştir.

Klinik çalışmalar, propolis ağız yıkama çözeltisinin (1:5 su ile seyreltilmiş) diş eti kanaması ve periodontal rahatsızlıklarda önemli gelişme sağladığını göstermiştir. Hastalar, plak oluşumu ve dişeti ağrısı açısından değerlendirilmiştir.

Bir klinik çalışmada, propolis ve çinko oksitle hazırlanan dolgu, 150 hastanın diş oyuklarına indirekt olarak, 50 hastaya ise direkt olarak kaplanmıştır. Sonuçlar: propolisle hazırlanan dolgunun çinko eugenat ile aynı etkiyi gösterdiği ve kalsiyum hidroksit bazlı dolgulardan daha iyi iyileştirici etki gösterdiği ortaya konmuştur.

Propolisin, diş eti kanaması ve oral mukoza üzerindeki etkilerini incelemek üzere yapılan klinik çalışmada ise, yara izi kalması açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

Bir diğer çalışmada ise diş eti iltihaplanmasında da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Propolisin kemik yenilenmesi ve anestezik etkilerinden dolayı kanal tedavisinde kullanılması tavsiye edilmiştir.

Yara Tedavisi ve Doku Yenilenmesi

23–98 yaş arası tipik açık yarası bulunan 64 hastaya propolis içeren merhemler uygulandı. Yaralı bölgeye hergün propolis içeren merhem uygulandı, ayrıca yara çevresine antibiyotik merhemler sürüldü. Bu uygulama 4–12 hafta sonunda sonlandırıldı. Tedavi sonucunda 19 hastada hiçbir klinik gelişme gözlenmedi, diğer hastalarda ise önemli gelişmeler gözlendi.

Propolis, yaraları enfekte olmuş hastalara uygulandığında, iyileşme sürelerinin arttığı ve aynı zamanda enfeksiyonun azaldığı gözlenmiştir. was used in a trial of hospital patients with infected wounds. Yara bölgesindeki bakterilerin yarısının 4 günde ortadan kaldırılmıştır.

Propolisin yaralar ve yanıklar üzerindeki etkileriyle ilgili çalışmalar sonucunda, kontrol denekleriyle karşılaştırıldığında, iyileşme hızının % 80 attığı gözlenmiştir.

Yanık, temiz yara ve enfekte olmuş yarası olan 229 hastaya % 2 ve % 8 propolis içeren krem uygulanmıştır. Hastaların % 18 inde yüksek konsantrasyon 9. günde etki gösterirken, düşük konsantrasyonda propolis içeren krem % 1.8 inde 16. günde etki göstermiştir. Yara ve yanıklara uygulanan düşük konsantrasyonlu krem ortalama 11 günde, iltihaplı yaralara 11 günde, enfekte olmuş yaraların % 67 sine ise ortalama 38 günde iyileştirici etki göstermiştir.

Kulak Enfeksiyonları

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pzitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

Bağışıklık Sistemi Bozuklukları

Bağışıklık sistemi bozukluğu olan iki hastaya propolis, esberitox N ve kalsiyum- Magnezyum kombinasyonu uygulanmış ve bağışıklık sisteminde ve klinik durumlarında olumlu gelişmeler elde edilmiştir.
İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.

Hastalıklara Karşı Etkiler

Doğal penisilin olarak adlandırılan propolisin antibakteriyel, antiviral, antiseptik, antifungal antibiytik özellikleri bulunmaktadır. Bu koruyucu ve tedavi edici özellikleri tüm dünyada yapılan çalışmalarla açıklanmıştır.

Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.

Mitoz

N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.

Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.

Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.

Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.

Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.

Propolisin Gücü:

Propolisin gücü, aynen üreticisi bal arıları gibi çok geniş kapsamlı ve sayısızdır. Yüksek kolesterolü olan kişlerde propolisin faydaları görülmüştür. Çin’de Lian Yun Gang’ın Worker’s hastanesinde Dr. Fang Zhu, hipertansiyon, damar tıkanıklığı koroner kalp rahatsızlığı olan 45 hasta seçmiş ve bu hastalara 30 gün boyunca günde 3 defa 300 mg propolis vermiştir. Bu süre sonunda hastaların kolesterol düzeylerinde belirgin düşüşler gözlenmiştir.

Propolisin diğer bir faydası ise, enzimleri bloke eden prostaglandinleri ortadan kaldırmasıdır. Prostaglandinler tarafından ortaya çıkan ağrı ve ateş propolis tarafından ortadan kaldırılmıştır. Propolis aspirinle aynı enzimleri bloke etmektedir fakat aspirinin yan etkilerini göstermemektedir.

Propolisin enzim bloke edici ve prostaglandin inhibe edici etkisi, ağız ve boğaz için de faydalıdır. Mesela, diş eti kanaması ve doku zedelenmesi ağız sağlığı için en büyük problemlerden birisidir.
İltihaplanma ve kanama, diş yapısında zayıflamaya ve diş kaybına neden olur. Fakat propolis, bazı spesifik enzimleri bloke ederek, prostaglandin oluşumunu engeller, iltihaplanma ve diş eti kanamasını önler. Propolis aynı zamanda, diş etindeki damarların yüzeylerini güçlendirir.

Propolisin faydalarından bir diğeri ise, protein metabolizmasını düzenlemesidir. Saraybosna Radyoloji Enstitüsü’nden bazı fizikçiler radyasyon alan hastalardaki bazı proteinler üzerinde çalışmışlardır. Bu hastalar, düzensiz protein metabolizması ya da X ışınları nedeniyle karaciğer rahatsızlığı bulunan hastalardır.
Bu hastalara iki ay boyunca propolis verilmiştir. Diğer grup hastalara ise placebo ilacı verilmiştir. İki ay sonunda, propolis verilen hastaların çoğunda iyileşme, dğerlerinde ise önemli gelişmeler gözlenmiştir. Placebo ilacı verilen hastalarda ise hiçbir gelişme gözlenmemiştir.

KANSER TEDAVİSİNİN BAŞARISINI ARTIRIR.
KEMOTERAPİ’NİN YAN ETKİLERİNİ TOLERE EDER.

kanser metastas

Tüm kanser türlerinde, Kanser yayılımı ve tümör büyümesinin, arı ürünleri kullanımıyla, yarı yarıya oranlarda yavaşlaması, hastalığın direncinin kırılması, tedaviye önemli zaman dilimleri kazanılması ve yaşam süresinin uzamasına ilişkin araştırmaları aşağıda bulabilirsiniz.

Bağışıklık sistemini güçlendiren yönleriyle de kanser tedavisine artı destek sağlanır. Hastanın dayanma gücü, yaşam kalitesi ve genel direncinde de yükselme görülür.Bu sayılanlar hastanın, yüksek moral ve hastalıkla mücadele azmine sahip olması için güçlü bir zemin oluşturabilir. İnsanın psikolojik yönünün ağırlığı dikkate alındığında arı ürünleriyle artı olarak gelen bu katkıların da önemi tartışılmaz.

Öte yandan kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerine karşı iç organları koruyucu, hastanın hızlı toparlanmasını sağlayıcı etkileriyle ilgili araştırmalara da bu sayfada ulaşabilirsiniz.
Arı ürünleri içerdiği flavanoidler ile E vitaminine göre 200 kat daha fazla antioksidan değere sahiptir. Kanser risklerini azaltan bu yönüyle de dikkat çekici olup, koruyucu tıp anlamında da kullanılması sözkonusudur.

Önemli Not: Arı ürünlerden beklenen yararlar herkes için aynı şekilde ortaya çıkmayabilir. Arı ürünlerine genel allerjisi olanların ürünleri kullanmadan önce bir allerji uzmanına danışmaları önerilir. Arı ürünleri genel olarak tedaviye destek kategorisinde olup başlı başına bir tedavi olarak değerlendirilemezler.

Konuyla İlgili Yüzlerce Üniversite Araştırmalarından Bazıları:
Kanser Yayılımını (metastaz) Yarı Yarıya Yavaşlatıyor:
Oxford Üniversitesi’nin bilimsel yayınlarından biri olan Oxfordjournals’da yer verilen Japon Gifu İlaç Bilimlerinde yapılan araştırmaya göre arı sütü anti-tümör etkiler gösteriyor. Tümör büyümesini yavaşlatan ve durduran bu etkilere ek olarak arı sütünün etkin maddelerinden olan HDA-10 kanser hücrelerinin yaygınlaşmasını ve yer değiştirmesini (metastaz) de kısmen engelliyor.

Kuyushu Universitesi’den Prof. Nakaya ve akademisyen ekibinin deneysel çalışmaları, arı sütünün anti-çevrel-estrojen aktiveleri ile göğüs kanser hücrelerinin yaygınlaşmasında etkin olan bu çevrel etkilerin önüne geçtiği doğrulanıyor.

Propolisin etkin maddelerinden olan caffeic Acid Penetil Ester(CAPE)’in tümör ve metastaz üzerinde etkilerini araştıran Prof. Hui-Fen Liao ve Tayvan Memorial Hastanesi Onkologlarının sonuç raporunda propolis içeriğinin etkileriyle kanser hücrelerinin yayılım hızının, kanser türlerine göre yüzde 47-52 arasında oranlara kadar azaldığı belirtiliyor.

Tümör Büyümesini baskılıyor:

Prof. M. Demestre, Alman, Amerikalı ve İtalyan üniversitelerinden bilim adamlarıyla beraber propolis ekstraktının uzun dönemli etkilerini gözlediler. Bu uzun süreli deneyin sonucunda; propolisin 100 günlük kullanım sürecinde tümör büyümesinin önemli oranda baskılandığı bu oranın kanser türlerine göre küçük sapmalar gösterdiği, ortalama değerin ise yüzde 47,5 olduğu açıklanıyor.
Brezilya’lı Prof. Michelle C.Bufalo öncülüğünde bazı bilim adamlarının katılımıyla yapılan deneylerin sonuçlarını dayanak yapan bilimsel makalede propolisin güçlü anti-tümör etkileri vurgulanıyor. Anti-iltihap, anti-mikrobiyal, anti-viral özelliklerine de dikkat çekiliyor.

Tümör Dayanıklılığını Azaltıyor:

Molecular Nutrition and Food Research dergisinin Aralık sayısında yayınlanan araştırmada Propolisin etkin maddelerinden CAPE ve quertin’in propolis kullanımıyla ortaya çıkan çok ilginç bir etkisi ortaya çıkarılıyor. Buna göre bu etkin maddeler tümörlerin kendi kan yollarını inşa etmesini engelleyerek, tümör gelişmesinin ve dayanıklılığının önünü kesiyor.

Hırvatistan’da 2009 Temmuz’unda bir akademisyen grup tarafından yapılan araştırmada propolisin diğer bir ilginç etkisi daha ortaya çıkarılıyor. Propolis Ekstraktının Radyoterapi süreçlerinde sağlıklı doku ve hücreleri koruyucu etkisini ima eden bir dizi sonuç alınıyor.
Kanserli Yaşam Süresi Belirgin Şekilde Uzuyor:

Japonya Fujisaki Enstitüsü Hayashibara Biyokimya

Labaratuarları’nda tümör taşıyan fareler üzerinde 2003 eylülünde yapılan araştırmalarda arı sütü kullanımıyla farelerin yaşam sürelerinin uzadığı ve DNA hasarlarının azaldığı belirtiliyor. Yine bu araştırmaya göre, tedavi gören kanser hastalarının karşılaştığı önemli sorunlardan biri olan kemik iliği aktivasyonlarındaki gerileme sonucu kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin azalmasından arı sütüyle korunmak mümkün.

İnternational Immunopharmacology dergisinin 2005 Nisan sayısında; 679-688 sayfaları arasında yayınlanan çalışma tümör büyümesi ve oluşumuna karşı arı sütünün etkilerini konu alıyor. ve Prof. Bincoletto ile bir akademisyen grubunun gerçekleştirdiği araştırmada oksidatif DNA bozulması uygulanan farelere 16 hafta boyunca arı sütü verildiği bunun sonucunda DNA bozulmalarının azalmasıyla yaşam sürelerinin belirgin şekilde uzadığı belirtiliyor.

Akciğer Tümörlerinin Sayısı Propolis Kullanılanlarda Kullanılmayanlara Göre 4 Kat Daha Az…

Oyama Universitesi Farmakoloji Bölümünden 10 Japon Bilim Adamı’nın Science Direct’de yayınlanan araştırmasına göre, Akciğer Kanseri’nin ilerlemesine karşı propolis kullanımı engelleme etkisi gösteriyor.

Deneyde tütün bazlı kanserojenlere 7 hafta yoğun şekilde maruz bırakılmasıyla fare akciğerlerinde tümör oluşumları sağlanıyor. Daha sonra 16 hafta boyunca günlük 100mg/kg oranında propolis ağız yoluyla veriliyor. Sadece kanserojene maruz bırakılıp propolis verilmeyen farelerdeki tümör sayısı(ortalama 12,3), kanserojen sonrası propolis uygulanan farelerdeki tümör sayısına(ortalama 3,5) göre 4 kat civarında fazla oluyor. Sonuç bölümünde, “Bulgulara göre propolis kemoprevensif içerik olarak akciğer kanseri vakalarında insanlarda kullanılabilir” deniyor

Akciğer Kanseri’nde Uygulanan Tedavinin Tümör Büyümesi

Üzerindeki Anlık Başarısı Propolis Kullanımı ile Yüzde 30 Oranında Artıyor:

Radyasyon Onkolojisi Bölümün’den Tayvan’lı 5 Bilim Adamı’nın yaptığı Journal of Radiation Research dergisinin(Japonya) 45. sayısında 253-260 sayfalarında yayınlanan araştırmaya göre, sadece tedavi ile tümör büyümesi 48 saat sonra ölçüldüğünde yüzde 46 oranında durdurulabilmesine karşın, propolis ile bu miktar aynı zaman diliminde yüzde 60’lara çıkıyor. 72 saat sonra ise bu oran yüzde 67’ye yükseliyor. Sağlıklı hücrelerde radyasyona bağlı hasar oranı ise tümör hücrelerinin aksine düşüyor.

Araştırmanın sonuç bölümünde propolis içeriklerinin antioksidan etkilerine dikkat çekilerek özetle şöyle deniyor:

“Akciğer Kanser hücreleri üzerinde öldürücü ışın etkisine benzer etki gösteriyor. Bu açıdan radyoterapiye destekleyici olarak beraber kullanılabilir. Propolis, ayrıca, hastalığın tekrar etme durumuna karşı da yardımcı olabilir denilmektedir.

Kemoterapi’nin Karaciğer ve Böbreklerde Yol Açtığı Oksidatif Baskı ve Doku Hasarı ve Hücre Ölümü pArı Sütü Kullanımı ile Belirgin Şekilde Azalıyor:

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde Mayıs 2011 tarihinde 9 Bilim Adamı tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya Oksidatif İlaçlar ve Hücre Dayanıklılığı başlığı altında uluslararası yazı.

Hakkında Mustafa ŞİMŞEK

Arıcı'nın Ar-Ge hocaması Arıcılık,da Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge)

Ayrıca Kontrol Edin

COVID-19’a karşı arı zehiri?

arıcıların hastalanma ihtimali daha düşük mü? Nisan 2020’nin sonunda, Toxicon dergisi , Çin’den yapılan bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir